reklam

Doğru ve Bilinçli Yatırım Nasıl Olmalı-3

Doğru ve Bilinçli Yatırım Nasıl Olmalı-3
Bu yazı 11 Şubat 2019 - 11:52 'de eklendi.

Serinin son yazısında yirmi yılı devirmiş bir yatırımcı ve bu alanda onlarca teorik ders almış biri olarak tecrübelerimi ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bizzat deneyimlerim ve tecrübe ettiklerim gereği daha ziyade bilimsel açıdan değil de yaşanmışlıklardan yola çıkarak sizlerle bir şeyler paylaşmaya çalışacağım.

Geçtiğimiz haftalarda hem görsel hem de yazılı ve sosyal medyada duymuşsunuzdur, ‘’dünya servetinin %82’sine dünya nüfusunun %1’lik kısmı sahip.’’ Bu ne demek peki?

Yani şuan ki küresel düzende nüfusun %1’i efendi(!) kalan %99 köle(!). Piyasaları, ekonomileri, siyaseti, ülkeleri istedikleri gibi manipüle etme ve onlara yön verme yetkisine ve gücüne sahipler. Böyle adaletsiz ve tek taraflı güce sahip olunan bir düzende siz nasıl yatırımdan para kazanmayı becerebilirsiniz?

Günlük yaşantımızdan yola çıkalım. Bir cep telefonu alabilmek için ortalama 1-2 aylık maaşımızı, araba içinse yemeden içmeden biriktirdiğimiz takdirde belki de 3-4 senelik maaşımızı heba etmek zorunda kalıyoruz. Ev alabilmekten bahsetmiyorum bile.

Peki finansal piyasalarda durumlar ne? Dikkat ediyorsanız sürekli farklı bir finansal ürün ortaya çıkıyor. Eskiden döviz, altın ve hisse senedi vardı, şimdi forex, kripto para, viop, kaldıraçlı işlem piyasası, açığa satış ve bunların türevleri olmak üzere bir çok finansal ürün ve terimler türedi, sonraki 10-20 yılda kim bilir daha neler çıkacak.

Bunların hepsi daha fazla insana, daha fazla yatırımcıya ulaşmak ve insanların cebindeki parayı, birikimlerini daha fazla alabilmek için ortaya çıkarılmış çeşitli yatırım ürünleridir. Yani amaç ,ürün farklılaştırması yaparak olabildiğince fazla kitleye erişebilmektir. Hisse senedi ve borsa daha ziyade risk almayı çok sevmeyen ve daha yaşlı insanlara, kripto para ve forex risk almayı seven ve bir an önce çok para kazanmak isteyen genç nesle yönelik ortaya atılan ürünlerdir.

Bu piyasalarda zengin olan, çok para kazanan yok mudur peki? Tabii ki vardır ancak yapılan bilimsel çalışmalar ve hatta bu ürünlerin alınıp satılmasına aracılık eden aracı kurumların kendi anketleri gösteriyor ki büyük çoğunluk kaybediyor. Çoğunluğun kaybettiği bir ortamda ya hiç bulunmayacaksınız ya da bazı gerçeklerin farkında olup risk yönetiminizi iyi yapıp paniğe yer vermeyeceksiniz.

Borsayla ilgileniyorsanız BİST100 puanından ziyade cent puanına yani BİST puanının döviz kuruna oranına bakmalısınız. Ne alaka diyenler için hatırlatmak isterim. Bizim borsamızın çok büyük bir kısmı yabancıların elinde. Öyleyse onlar için önemli olan borsanın dolar karşısındaki ucuzluğu veya pahalılığı. Geçtiğimiz ay borsa neden bu kadar yükseldi sorusunun cevabı işte burada. Birkaç sene önce 5 cent olan borsamız yaklaşık 1 cente düştü, yabancı da bu fırsatı kaçırmadı tabii.

Altın yatırımı yapacaksanız hem döviz kurunu hem altının ons fiyatını hem de petrol ve borsaları takip etmelisiniz. Çünkü altın bir yatırım değil riskten korunma aracıdır. Daha önce ki yazımızda bahsettiğimiz üzere dünya büyüme beklentileri iyi giderken, ülkeler arası siyasi gerginlikler yokken yani risk iştahı yüksekten altın fiyatları genelde stabil kalır veya düşer, çünkü ortada bir risk, korku yoktur.

Yatırım amaçlı ev alacaksanız kira gelirinin evi satın aldığınız tutarı kaç ayda çıkaracağına bakmalısınız. ‘Ama ev fiyatları da yükseliyor’ dediğinizi duyar gibiyim. Öyleyse aynı zamanda faiz oranlarını dikkate almalısınız. Faizler yüksekken maliyet yükseleceği için insanlar kredi çekip ev alma yoluna gitmez, bu da talebi azaltacağı için faizler tekrar düşene kadar ev fiyatlarının stabil kalmasına veya düşmesine neden olur. Ayrıca arz yani piyasadaki ev sayısı talepten fazla ise, etrafta birçok boş daire görüyorsanız unutmayın ki konut yapan firmaların o daireyi ederinden çok daha ucuza satma vakti gelmek üzeredir, bu fırsatı bekleyin. Ya da bugün aldığınız ev fiyatı 10 yıl sonra pirim yapmış olacak kabul ama siz o parayı faize veya faiz hassasiyetiniz varsa katılım bankasına yatırdığınızda paranız pirim yapmayacak mı? Şuan ki oranlarla 10 senede paranızı 3’e katlayabilirsiniz mesela. Acaba ev fiyatları da 10 sene sonra 3’e katlayacak mı?

Forex ve kripto paradan aslında hiç bahsetmek istemiyorum. Bu ikisi benim gözümde kumardan farksızdır. Paranızı birkaç ayda 100’e katlayabileceğiniz gibi 100 liranızın birkaç ayda 1 liraya düştüğünü de görebilirsiniz. Ama reklamlarda nedense hep kazanç elde edenleri görürsünüz. O nedenle eğer bu iki piyasada işlem yapıyorsanız yatırdığınız tüm tutarı kaybetmeniz durumda ‘’ben ne yaparım, beni nasıl etkiler’’ gibi soruları kendinize sormalısınız.

Gelelim asıl püf noktalara. Finansal piyasalarda işlem yaparken gözünüz ve kulağınız mutlaka haberlerde olmalı(!). Ancak bu haberleri tersten okumalısınız. ‘Borsa ayı sezonuna girdi’ ifadesini duyarsanız bilin ki borsa çok yakında yükselişe geçecektir ya da tam tersi.

Eşinizden dostunuzdan, etrafınızdaki birçok insandan bir finansal ürün için yükseleceği veya düşeceği konusunda duyumlar, söylemler alıyorsanız bilin ki artık o ürün için çoğunlukla yükselecek duyumu alıyorsanız düşme, düşecek duyumu alıyorsanız da yükselme vakti gelmiş veya gelmek üzeredir. Örneğin bitcoin erkenden yatırım yapana çok büyük paralar kazandırdı, peki geçen sene sokakta top oynayan çocukların bile diline düşünce ne oldu?

Ya da dolar? Geçen yazı hatırlayalım. Herkes doların 10 liraya yükseleceğini konuşuyordu. Sonrası dolar yatırımcısı için tam bir hayal kırıklığı oldu. Yani demem o ki biraz film repliği gibi olacak ama ‘iki kişinin bildiği sır değildir, milyonlarca kişinin bildiği ise yanlış bilgidir.’

Finansal piyasalarda kaybetmek çok kolay ama kazanmak oldukça zordur. Bu nedenle kendinize kaybetmemeyi ilke edinin. Örneğin bir borsa hissesi yeterince pirim yapmış ise daha çok yükselecek diye asla almayın, bırakın daha da yükselirse yükselsin. Ya yükseldiği yere düşerse ne yaparım diye düşünün.  Örneğin aşağıdaki grafik bir finansal ürüne aittir. Bu ürünü 3’e 5’e katladığında aldıysanız düşüşe geçtiğinde anaparanızı çıkarmak için belki de senelerce beklemek zorunda kalacağınızı asla unutmayın. Bırakın yükselsin, elbet bir gün düşüşe geçecektir ve o zamanı bekleyin.

Bu ürün kısa zamanda neden bu kadar yükseldi, ya da şirket mi batıyor, ne oldu, niye bu kadar çok düştü? Daha önce de dediğimiz gibi cebinizdeki üç beş kuruşa göz diken piyasa yapıcı, para baronları ya da siz nasıl adlandırırsanız onlar işte. ( Rakamlar ürün ismi belli olmasın diye gizli tutulmuştur ancak dip 1 lira ve tepe 10 lira gibi düşünebilirsiniz, geçen zaman ise yaklaşık 1 sene) .

Şunu asla aklınızdan çıkarmayın. Finansal piyasalarda birileri kazanıyorsa birileri kaybediyordur ve kazananlar her zaman yatırımcı sayısı olarak azınlıktadır. Sizlerin kaybettiği her kuruş aslında hem sizin hem de ülkemizin, kaybı demektir. Bu nedenle her kuruşumuzun değerini bilelim, kazanmaktan ziyade kaybetmemeyi kendimize ilke edinelim. Zira hem finansal piyasalarda hem de günlük hayatımızda bizim cebimizdeki üç beş kuruşa dahi göz dikmiş acımasız bir piyasa yapıcı olduğunu asla unutmayalım.

Bilgin Zengin

Bilgin Zengin

Akademisyen - Uluslararası Ticaret Bölümü at Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi
1982 yılında Tokat'ta dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nde eğitim hayatıma devam ettim. Daha sonra İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdim. Anlatmayı ve bildiklerimi başkalarına aktarmayı sevmem nedeniyle akademisyen olmaya karar verdim. Şuan Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde görev yapmaktayım. Dijital Dönüşüm, Blockchain, Finans, Davranışsal Finans, Ekonomi, Borsa ilgi alanıma giren konular arasında.
Bilgin Zengin
Download Nulled WordPress Themes
Free Download WordPress Themes
Download WordPress Themes Free
Download WordPress Themes
free download udemy paid course
download huawei firmware
Download Premium WordPress Themes Free
ZG93bmxvYWQgbHluZGEgY291cnNlIGZyZWU=
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

SON DAKİKA