reklam
Bahadır Çoban
Eposta: bahadircoban@turkgun.com

Düşünen, sorgulayan okuyan bir gençlik

Bu yazı 01 Şubat 2019 - 9:30 'de eklendi.

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş “İslamiyet’in yüksek ahlakını almış, Türklük şuuruna sahip bir gençlik tasavvurumuz var” dedi. Düşünen, sorgulayan, okuyan, araştıran gençlerin yetişmesini arzuladıklarını belirten Ateş, “Türk ülküsünü 2019’dan alıp zaman ötesine taşıyacak; muasırlaşan ama asla başkalaşmayan bir gençlik arzuluyoruz” dedi.

BAHADIR ÇOBAN / TÜRKGÜN

Türkiye’nin en kurumsal ve en büyük teşkilatlanması, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın 50. Kuruluş yıl dönümünde Genel Başkanlığa getirilen Dr. Sinan Ateş, projelerini TÜRKGÜN gazetesine anlattı. Samimi bir ortamda gerçekleşen söyleşimiz boyunca Ülkü Ocaklarının gençliğe büyük önem verdiğini vurgulayan Ateş, “Mezhebi, meşrebi, rengi, tarzı ne olursa olsun kendisini Türk milletinin değişmez bir parçası kabul eden tüm gençlerimizi Ülkü Ocaklarına bekliyoruz” dedi.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın 50. Kuruluş yıl dönümüne denk gelen manidar bir günde göreve başladınız. Ülkü Ocaklarının tarihi öneminden bahsederek başlayalım dilerseniz

Öncelikle nazik ziyaretiniz için teşekkür ederek sözlerime başlamak isterim. Sorunuza gelecek olursak… Ülkü Ocakları, bir “Eğitim ve Kültür Vakfı” olmanın ötesinde pek çok anlam ve önemi ihtiva eder. Altay Dağları’nda zuhur eden, Ergenekon’da büyüyen, Bozkurt ile yürüyen, Ötüken’den dünyaya yayılan, İstanbul’u fetheden ve Viyana’nın kapılarını titreten tarihi bir hakikatin cevheri, Ülkü Ocaklarının varoluş sebebidir. Temelinde Hakk’a tapan ve Türk milletinin tarafında duran bir tavır vardır. Eskiler “Yiğit düştüğü yerden kalkar” derler. Türk milleti 100 yıl evvel kaybettiği imparatorluğu ile dünya devletler sistemi içerisindeki yerini de kaybetti. İşte Ülkü Ocakları; 5000 yıllık Türk tarihini ve tecrübesini yeniden alevlendirmek, alevlendirmekle kalmayıp bir ateş misali yeniden cihanın etrafını sarabilmesini sağlamak ülküsüyle yola çıkmıştır. Mete’nin disiplini, Atilla’nın haşmeti, Kürşad’ın yüreği, Bilge Kağan’ın bileği, Tuğrul ve Çağrı Beylerin çerileri ve ismini zikredemediğimiz şanlı tarihimize can veren geçmişin itici güçleri, bizim gönlümüzde ve önümüzdedir. Kurulduğu ilk günden beri Ülkü Ocaklarının yegâne gayesi yiğidi düştüğü yerden kaldırmak ve bunu başaracak rol modeller yetiştirmektir. Dile kolay, 50. yıla ulaştık. Sivil toplum anlamında, gençlik kuruluşları anlamında Türkiye’nin en kurumsal ve en büyük teşkilatıyız. Bilgiyle donanarak yolumuza devam edecek, nice 50 yıllara inşallah ulaşacağız. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin takdir ve tensipleriyle, Ülkü Ocaklarının 50. yılında Genel Başkan olarak görevlendirilmem ise benim için tarifsiz bir duygu oldu. Şehitler yuvası, Türk gençliğinin şaşmaz adresi ve Türk milletinin ‘ideal insanı’nı yetiştirmenin merkezi Ülkü Ocaklarıdır. Bilginin güç olduğu gerçeğinden ilhamla büyümeye, gelişmeye devam ederek, Ülkü Ocaklarının ve görevinin nice asırlara taşınması noktasında pek çok kilometre taşını bu kutlu yola ekleyeceğiz inşallah.

‘ÇAY İÇMEYE BEKLİYORUZ’

Türk gençliğinin sorunları neler ve Ülkü Ocakları nasıl bir gençlik tasavvurunda bulunuyor?

Öncelikle Türk gençliğine yapılan her türlü orantısız eleştiri ve tenkidi bir kenara bırakmak gerekir. El Bab’da, Afrin’de ve 15 Temmuz’da meydanda şehadete koşanların ekseriyası Türk gençleriydi. Allah hepsinden razı olsun. Genel olarak bir göz gezdirdiğimizde eğitim, işsizlik ve ideal eksikliği gözümüze çarpıyor. Eğitim imkânlarının geliştirilmesi, özellikle barınma imkânlarının arttırılması gerekiyor. Gençlerimizi ne idüğü belirsiz örgütlerin pençesinden kurtarmak gerekir. İşsizlik ise ülkenin ve küresel dünyanın genel akışıyla ilgili bir sorun. Bu konu pek tabi olarak hükümetin ve siyasetin meselesidir. İdeal eksikliği ise bizim ilgi ve çalışma alanımıza girmektedir. Sosyal medyanın da etkisiyle gerçek hayattan kopmuş, sanal âlemin sanal dünyasının dehlizlerinde ne aradığını bilmeyen bir kitle var. Apolitik yetişiyorlar. Tek dertleri iaşelerini temin etmek, rahat bir gelecek için imkânları kullanmak. İşte bu noktada Ülkü Ocakları olarak biz bir yol öneriyoruz: Mezhebi, meşrebi, rengi, tarzı ne olursa olsun kendisini Türk milletinin değişmez bir parçası kabul eden tüm gençlerimizi Ülkü Ocaklarına çay içmeye bekliyoruz. Bizleri yakından tanımalarını istiyoruz. Şairin dediği ‘bu kaynaktan içenin yüreği tunç olur’ sözüne muhatap olacakları Ülkü Ocaklarımızda, Türk milletinin beklediği gençlerin yetişmesi için çaba harcıyoruz. Ruhen, fiziken, aklen, ilmen, nezaket açısından toplumda kabul gören bir rol model tercihimiz var. Gençlerimizi bir ideal, bir düş, bir hayal ile tanıştırmak istiyoruz. Türk tarihinin ve milletinin bugüne kadar taşıdığı sosyo-kültürel gerçekleri benimsemiş, İslamiyet’in yüksek ahlakıyla ahlaklanmış, Türklük şuuruna 21. yüzyıl perspektifiyle sahip olan bir gençlik tasavvurumuz var. Düşünen, sorgulayan, okuyan, araştıran ve nihayetinde ortaya bir sonuç ve eser ortaya çıkarabilen gençlerin yetişmesini arzuluyoruz.

ÇEVRİMİÇİ PROGRAMLAR

Siz de eğitimci kökenden gelen birisi olarak Türk gençliğinin eğitimine dair ne gibi projeler tasarlıyorsunuz?

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Eğitim, Ülkü Ocaklarının fikirlerini yayma noktasında olmazsa olmaz bir vasıtası ve gerçeğidir. Lakin yeni dönemde üzerinde daha sistemli ve daha teferruatlı çalışmalar yapacağımız bir alan olacak. Biz diyoruz ki “Kendisini geliştirmeyen bu cephenin gerisinde su bile taşıyamayacak.” Bu ikaz ve hatırlatmamın sonuna kadar arkasındayım. Bilginin güç olduğu gerçeğinden hareketle çeşitli projeler gerçekleştireceğiz. Ülküdaşlarımızın okuyan, irdeleyen ve anlamlandıran işler yapmasını hedefliyoruz. Bu noktada ideolojik eğitimlerle beslemek kadar tarihi, fıkhi, edebi, politik, sosyolojik ve kısacası bir entelektüele yakışır düzeye sahip bir eğitim programı ve okuma düzeni oluşturacağız. Gelişmeleri Türkçe okuyan, dünyaya Türkçe bakan ve toplumu ilgilendiren her konuda asgari seviyede bilgisine, ihtisas ve ilgi alanında ise detaylı bilgiye sahip kardeşlerimizin yetişmesi için güncel eğitim programları, özel programlar, okuma grupları, çalışma grupları ve teknolojiden yararlanarak meydana getireceğimiz “çevrimiçi” programlar oluşturacağız. Titiz ve detaylı bir çalışma sürecindeyiz.

UYUŞTURUCUYLA ETKİN MÜCADELE

Ülkü Ocakları birçok alandaki faaliyetlerinin yanında uyuşturucuyla mücadeleyle de ön plana çıkıyor. Bu alandaki çalışmalarınız ne durumda?

Türk milletini ve Türk gençliğini cehaletin dışında en büyük tehdit eden şey; uyuşturucu ve keyif verici maddelerdir, diye düşünüyorum. Küresel bir pazarın ve sistemin bir sonucu olan uyuşturucu, yalnızca gençliğimizi değil Türk milletinin varlık ve istikbaline kast eden en sinsi hadiselerden birisidir. Bu anlamda kurumsallığa dayanarak söyleyebilirim ki; Ülkü Ocakları bünyesinde kurulan Uyuşturucuyla Mücadele Platformu çerçevesi kapsamında yaklaşık 5 yıldır ciddi çalışmalar gerçekleştirdik. Uyuşturucunun zararlarını anlatan konferansların düzenlenmesi, yerel halkın konferans ve broşürlerle bilgilendirilmesi, farkındalık oluşturmak amacıyla ilgili soruna ilişkin tiyatro gösterimleri ile kararlılığımızı ilan etmek adına Türk milletinin yoğun katılım sağladığı ‘Sağlık Yürüyüşleri’ gibi pek çok farklı faaliyeti düzenlemiş olduk. Uyuşturucuyla mücadeleye karşı merkezinde reddediş, sağlıklı yaşam ve bilinçlenme üçgeninden oluşan bir şuur ile cephe açtık. Bu cephede başarılı olma noktasında kararlıyız. Bizim Türk milletinin herhangi bir ferdini uyuşturucu bataklığına bırakmak, o bataklığa düşeni ise terk etmek gibi bir lüksümüz olamaz. Hz. Peygamberin –sav- “Suçluya değil suça düşman olun” telkininden hareketle, faaliyet alan ve kapsamımız nezdinde uyuşturucuyla olan mücadelemiz devam edecek.

“DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK”

Türk dünyasına yönelik ne gibi projeleriniz var?

Türklerin birliği demek olan Turan, Milliyetçi-Ülkücü Hareketin, cihan hâkimiyetine giden yolda ilk kızıl elmasıdır. Sınırların birlikteliğinden ziyade güdülen ideolojinin-fikrin etkisinin hâkim olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Sağlam bir ideolojiye sahipseniz onu ihraç ederek dünyaya sesleniyorsunuz. Mesela Osmanlı, yükselme devrine kadarki süreçte ‘gaza-cihat’ politikasına ya da ideolojisine sahipti. Fethettiği tüm bölgeleri bu saikle vatan kılıyor, yurt tutuyordu. Bu müspet bir örnektir. Yine ABD’nin bugün sözümona ‘demokrasi’ götürme çıkışıyla dünyaya meydan okuma girişimi de bu anlamda ‘menfi’ ve tarihe kara leke olarak geçen bir ideolojik tutumu olarak yorumlayabiliriz. Biz “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesinden ilhamla, Türk dünyasının düşünsel ve gönül bağı anlamında bir araya gelmesi için mücadele ediyoruz.

“ÖRNEK TÜRK GENCİ”

Türk milliyetçisi gençlere yönelik tavsiyeleriniz nelerdir?

Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’de sık sık “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” diyor. Türk milletinin ve Türk gençlerinin üzerinde ağır bir yük var. Bu yük dinin, vicdanın, tarihin kısacası Türk olmanın bize yüklediği ağır bir yüktür. Şairin dediği gibi bu yük kemiği çatırdatır. Bu yükü taşımak için yapılacak ilk şey zamanın şartlarına uyum sağlamak, zamanın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde donanarak ilerlemektir. Bugün bilmek; yön tayin etmek, kader çizmek yani idare ederek irade gösterebilir hale gelmek demektir. Bilmenin yolu da aynı kökten mülhem bilimdir, ilimdir. Tarihimizi, günümüzü, dinimizi, estetik ve etik değerlerimizi, dünyayı ve lisanları bilmek ve bunlarla amel ederken ortaya eserler koymakla mükellefiz. Ecdadımız bir yeri fethetmeden evvel gönül erleri, ilim adamları gibi müstesna şahsiyetleriyle oraları fikri ve gönül açısından zaten çoktan fethetmiş oluyorlardı. Biz de bu yolu izleyeceğiz. Bilmenin, Hakk’ın istediği her ölçüde her şeyi mümkün kıldığının farkında olacağız. Çift başlıklı Selçuklu kartalından ilham alarak doğuya ve batıya aynı göz ile bakabilmek adına bir doğu bir batı dilini, kardeşlerimden öğrenmelerini bekliyorum. Her Türk genci en az bir konuda ihtisaslaşırken değer üretebileceği, uzmanlık oluşturacağı tali yol ve konuları da belirlemesi gerekir. Türk gençliği, sağlığına da dikkat etmeli; uyuşturucu vb. zararlı her türlü maddeden uzak durmalıdır. En az bir spor dalını alışkanlık haline getirmek gerekir.

ÜLKÜ OCAKLARI DERGİSİ YENİLENECEK

Ülkü Ocakları Dergisi’nde de yeni tasarruflarda bulunacağız. Bundan böyle aynı formatta ve aynı font kullanılarak yayımlanacak dergimiz ile Ülkü Ocakları Dergisi’ne elle tutulur bir imaj kazandırmayı amaçlıyoruz. Dergimiz hakemli bir dergi olarak yayınlanacaktır. Yayın kurulumuz ile yayınlanmak üzere gönderilen makaleler uzman akademisyenlerin incelemesinden geçecektir. Yazılarımızın niteliğinde önemli bir sıçramayı hedeflemekteyiz. Ayrıca iki yeni dergi çalışmamız var. Orta öğretim gençliğine yönelik bir dergi ve bir kültür-sanat-edebiyat dergisini en kısa zamanda ülküdaşlarımızla buluşturacağız.

 

Download Premium WordPress Themes Free
Download WordPress Themes Free
Download WordPress Themes Free
Download Premium WordPress Themes Free
udemy free download
download karbonn firmware
Download WordPress Themes
online free course
Etiketler :

SON DAKİKA