Tevbe Suresi, 129 ayetten oluşan bir suredir. Genel olarak Medine döneminde indirilmiş olmakla birlikte, son iki ayetinin Mekke’de nazil olduğu rivayet edilmektedir. Sûre, adını 104. ayette geçen ve Allah’ın tövbeleri kabul ettiğini bildiren "tevbe" kelimesinden almıştır. Besmele ile başlamayan tek sûre olmasıyla da dikkat çeker.
Bu surede, münafıkların tavırları, antlaşmalara riayet edilmesi gerekliliği, Tebük Seferi öncesi ve sonrası yaşananlar, ehl-i kitap ile ilişkiler, cizye ve zekât gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmetine duyduğu derin sevgi ve merhameti de açıkça vurgulanmaktadır.
İşte Tevbe Suresi’nin son iki ayeti, Arapça okunuşu ve meali:
Tevbe Suresi 128. Ayeti
Arapça Okunuşu:
Lekad caekum resulun min enfusikum azizun aleyhi ma anittum harisun aleykum bil mu’minine raufun rahim.
Meali:
"Andolsun, size kendi içinizden bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. O, size çok düşkündür, müminlere karşı son derece şefkatli ve merhametlidir."
Tevbe Suresi 129. Ayeti
Arapça Okunuşu:
Fe in tevellev fe kul hasbiyallah, la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azim.
Meali:
"Eğer yine de yüz çevirirlerse de ki: ‘Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnızca O’na güvenip dayanırım. O, büyük arşın sahibidir.’"
Bu ayetler, Hz. Peygamber’in ümmetine olan sevgisini ve Allah’a olan sarsılmaz teslimiyetini yansıtır. Berat Gecesi gibi manevi anlamı büyük olan zamanlarda, bu ayetleri okumak ve anlamı üzerine düşünmek, kalplere huzur ve güven duygusu verir.