Kadavradan ve ablasından nakledilen böbreklerle hayata tutunan, kanseri yenen ve çocuk sahibi olan 49 yaşındaki Emsal Gedikkaya, organ bağışının önemini anlatmak için uğraş veriyor.
İki Böbrek, Bir Hayat: Emsal Gedikkaya'nın Mücadelesi
Afyonkarahisar'da Uzunçarşı'da eşiyle kuyumculuk yapan Gedikkaya'ya karın ağrısıyla ilgili gittiği hastanede kronik böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Tedavi sürecinde 5 yıl diyalize giren ve görme kaybı yaşayan Gedikkaya'ya 29 yaşındayken Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde kadavradan böbrek nakledildi. Gedikkaya, nakilden 3 yıl sonra oğlunu kucağına almanın mutluluğunu yaşarken, rahim kanseri olduğunu öğrendi. Ameliyatla kanseri yenen Gedikkaya, bu sefer de böbrek reddi (rejeksiyon) yaşadığı için 2015'te tekrar diyalize başladı. Gedikkaya'ya ikinci can, Bartın'da yaşayan ablasından geldi. İstanbul'da özel bir hastanede ablasından nakledilen böbrekle yeniden sağlığına kavuşan Gedikkaya, sivil toplum kuruluşlarında görev alıyor.
Hayatın Anlamı: Organ Bağışı ve Yeniden Doğuş
Gedikkaya, son 20 yılda biri kadavradan, biri ablasından olmak üzere iki böbrek nakliyle yaşama sımsıkı sarıldığını belirtiyor. Organ bağışının aslında bir hayat bağışı olduğunu vurgulayan Gedikkaya, kendi organlarını da bağışladığını dile getiriyor. Yaşadığı zorlu süreçlerle insanlara faydalı olmak isteyen Gedikkaya, sivil toplum örgütlerine katılarak dernekler kurmuş ve organ bağışı konusunda farkındalık oluşturmak için çaba harcamış. Hala mücadelesini sürdüren Gedikkaya, yaşadığı deneyimlerle başkalarına umut olmaya devam ediyor.