Türkgün.com spor yazarları Tayfun Özsoy, Hakan Yaşar ve Ali Kunak; Fenerbahçe’nin puan kaybının etkileri, Galatasaray’da Okan Buruk’un tercihleri, Beşiktaş’ta üst üste alınan ikinci mağlubiyeti, Trabzonspor’da Fatih Tekke’nin etkisi ve A Milli Takım’ın Macaristan maçları ile ilgili sorularımızı cevapladı.
"Şans gelirse Fenerbahçe’nin buna hazır olması önemli "
TG-Spor: UEFA Avrupa Ligi’nde Rangers karşısında penaltılarda elenen Fenerbahçe, Süper Lig’de kritik karşılaşmada Samsunspor karşısında beraberlikle yetindi. Bu puan kaybı, zirve takibindeki Fenerbahçe’yi nasıl etkiler?

Tayfun Özsoy: Fenerbahçe, Samsunspor maçı öncesinde de tüm maçlarını kazanmak, rakibinin puan kaybetmesini beklemek zorundaydı. Buradaki asıl kayıp, sarı lacivertliler Rangers ile uğraşırken, Galatasaray’ın hem moral hem puan hem de oyun olarak yükselişe geçmesi oldu. 2 Nisan’da oynanacak kupa maçı Fenerbahçe’nin son şansı olacak. Sarı lacivertliler, eğer bu maçta oyun ve skor olarak ezici bir üstünlük kurarsa, ligin kalanında şansı artar. Fenerbahçe yalnızca turu geçip, “Şampiyonu yendik. Gerçek şampiyon biziz” tesellisinin arkasına sığınırsa, Galatasaray 5’inci yıldızı takar.
Hakan Yaşar: Fenerbahçe havlu atmadı ama takım yorgun. Bunu son maçta gördük. Yaşlı kadrolarda çok kulvarlı yarışın handikapları vardır. Yaşanan süreç bunu gösterdi. Milli ara iyi gelecektir. Dönüşle birlikte lig ve kupadaki 3 kritik maçın sonrasında haftalık periyoda geçilecek. Ligde makas daraldı, hata kredisi kalmadı. Bu baskıyı kaldıracak tecrübede teknik direktör ve kadro var. Kayıpsız ilerlemek için Fenerbahçe rakiplere değil kendine odaklanmalı. 10 yıldır yapılan hatalar yine tekrar ediyor. 9-10 hafta uzun bir süre. Umut var olacaktır. Şans gelirse Fenerbahçe’nin buna hazır olması önemli.
Ali Kunak: Fenerbahçe yönetimi ve tabii ki Başkan Ali Koç dünyanın parasını verdi, birçok futbolcu aldı. Dünya yıldızı teknik adam Mourinho'yu getirdi. Benzetme yerindeyse un yağ şeker çok kaliteliydi fakat helva bir türlü tutmadı. Belki de başkan ve yönetimin takımı içten sorgulamak yerine sürekli olarak, rakip ve hakemler üzerine yoğunlaşmaları, takımda konsantrasyon problemi yarattı. Mourinho'yu eleştirmek, ya da eksiklerini ve hatalarını dile getirmek yönetimin aklından dahi geçmedi. Şimdi artık tren neredeyse kaçtı sayılır. Umut, Kaf Dağı'nın arkasında da olsa yok değil. Sezon başından beri ülkemizi ve ligimizi küçümseyen demeçleriyle başarısızlıklarına hep mazeret bulan Mourinho'nun, yönetim tarafından acilen sorgulanması ve ciddi bir ültimatomla uyarılması gerekir.
"Galatasaray'ın şampiyonluğu kaybetme ihtimali %10'dan fazla değil"
TG-Spor: Son dönemde oynadığı oyunla kriz sinyalleri veren Galatasaray, Antalyaspor karşısında rahat bir galibiyet aldı. Okan Buruk, sarı-kırmızılıların oyunundaki eksikleri gidermeyi başardı diyebilir miyiz?

Tayfun Özsoy: Antalyaspor karşısında ilk yarım saatte sahada görünmeyen Galatasaray, ilk yarının son 15, ikinci yarının ilk 20 dakikasında kendi gibi oynadı. Sarı kırmızılıların asıl kazancı, oyuncuların birbirleriyle kurduğu takımdaşlık bağlantısı, futbolcuların oynadıkları oyundan keyif almaya başlamaları oldu. Victor Osimhen’in, ‘Mauro Icardi’ etkisini, enerjisiyle katlamasının da sonuçlara çok büyük etkisi olduğunu söylemek gerekir.
Hakan Yaşar: Galatasaray’ın ilk 11’inde ara transferde gelen 3 isim vardı. Morata, Eren ve Frankowski. Bir adaptasyon süreci gerekti. Oyun olarak geri dönüş de bu etkili. Ama asıl olan 2 şampiyonluğu getiren işleyen sisteme dönüş. Okan Buruk başarıyı getiren formülde ısrar ederse oyuncu performanslarındaki yükselişle birlikte hedefe ulaşmak daha kolay olacaktır. Fakat futbolda her maç yeni bir sınav. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Samsunspor deplasmanları sonrası ortaya çıkacak durum önemli. Bambaşka şeyler de konuşabiliriz. Galatasaray’ın yenilmeden 9 maçın 3‘ünde berabere kalma lüksü var. Ama asıl kazanımı oyun gücüne kavuşma yolundaki olumlu sinyalleri devam ettirmesi olur.
Ali Kunak: Galatasaray'a bu hafta sonu oynadığı Antalyaspor zayıf geldi. Yunus Akgün ve Barış Alper iyi oynayıp da Osimhien e hat trick yaptırınca keyifler yerine geldi Cimbom camiasında... Fenerbahçe'nin de Samsun'la berabere kalması tatlının üstüne kaymak sürdü. Bundan sonra Galatasaray'ın şampiyonluğu kaybetmesi ihtimali bence %10'dan fazla değil...
"Takımların gelişimi, ezberlerinin oluşması, kuvvetlenmesiyle olur."
TG-Spor: Ole Gunnar Solskjaer yönetiminde Süper Lig’de üst üste ikinci mağlubiyetini aldı. Teknik direktör değişimiyle sorunların çözülmeye başladığı sinyalini veren Beşiktaş’taki bu düşüşü nasıl değerlendirirsiniz?

Tayfun Özsoy: Takımların gelişimi, ezberlerinin oluşması, kuvvetlenmesiyle olur. Ole Gunnar Solskjaer geldikten sonra takımı bir-iki dokunuşla harekete geçirdi. Norveçli hocanın çabası ilk hareketin sonrasına yetmedi. Rakiplerin takımın en etkili silahı Rafa Silva’yı ciddiye alıp, alanını daraltmasıyla işler zorlaştı. Beşiktaş’ın kalıcı başarı elde edebilmesi için kadro kalitesinin, B, C ve çok sayıda farklı planının olması gerekiyor. Ve tabi ki de zaman…
Hakan Yaşar: Athletic Bilbao’yu 4-1 yenen de bu kadro, 9 kişilik Konyaspor’a yenilen de bu kadro. Yani arada performans uçurumu var. Mühim olan bu kırılganlığı düzeltmek. Eğer şampiyonluk yarışında değilseniz kadro kaliteniz çok iyi de olsa bu tür dalgalanmayı yaşarsınız. Kaldı ki Beşiktaş’ın kadrosu kalitesinden çok savaştığında var olan bir kadro. Bu olmayınca çöküş de büyük oluyor. Örneklersek; Davinson ve Osimhen, Skriniar ve En-Nesyri gibi performans gösteren var mı Beşiktaş’ta? Yok. Gol atan, savunmayı toparlayan oyuncular hep çimentodur. Beşiktaş’ta çözüm kadroyu dağıtmak değil 2-3 çimento oyuncuyu bulmaktır.
Ali Kunak: Solksjaer'in teknik adamlıktaki ustalığı ve kalitesi konusunda benim kafamda hala soru işaretleri var. 2 maçta alınan kötü sonuçlar Tabii ki iyi bir işaret değil. Ama haftaya derbi var. Derbilerin havası başka olur motivasyonu farklı olur. Galatasaray karşısında alınacak bir galibiyet hem ligi yeniden havaya sokar hem de Beşiktaş'ı...
“'Tekke ruhu' yeni bir umut”
TG-Spor: Fatih Tekke, Trabzonspor'un başında çıktığı ilk maçta bordo-mavililerin deplasman kabusunu sonlandırmayı başardı. Fatih Tekke'nin Trabzonspor üzerindeki etkisini nasıl yorumlarsınız?

Tayfun Özsoy: Aslında en güzel yorumu Fatih Tekke, “dualarla kazandık” diyerek yaptı. Genellikle hoca değişikliği yapan takımlar ilk maçlarını kazanır. Bunda futbolcuların yeni hocaya kendilerini gösterme çabası da vardır. Trabzon’un içinden yükselen, o ruhu tüm iliklerinde hisseden Fatih Tekke, uzun vadede farklı işler yapacaktır. Bu nedenle 4,5 yıllık sözleşme imzalayan Tekke’nin etkisini bir maçla değerlendirmek çok doğru sonuç vermeyebilir.
Hakan Yaşar: Neredeyse aynı 11 ve aynı sistemle parlak bir başlangıç oldu. Fakat takımın yıldızı hala Uğurcan Çakır. Sinerji üreten değişimlerin sorunu istikrardır. Bu sezon için Fatih Tekke imzasını istikrar yakalarsa görmüş olacağız. Bir türlü takım olabilmeyi başaramayan bir kadroya takım yaparsa kazanan Trabzonspor olur. Kötü oyun ve skorlarda sabır gerek. Yakın dönemde “kasket ruhu” sonuç verdi. Şimdi kulübün genlerine uygun “Tekke ruhu” yeni bir umut. Ben bu ışığı parlak görüyorum.
Ali Kunak: Trabzon'un çocuğu Fatih Tekke'nin iş başına gelmesiyle takıma enerji verdiği bir gerçek. Kadro yapısı ne kadar kısıtlı olursa olsun, bir takımın enerjisi ve motivasyonu yüksek olursa aşamayacağı engel yok. Fatih Tekke Hoca bu performansını devam ettirirse, Trabzon sezon sonu yapılacak transferlerle önümüzdeki sene şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olur. Sezon başında son dakikada Fatih Tekkeyi kim nasıl devre dışı bıraktı? Bilemiyoruz. Ama keşke Fatih Tekke kararından dönülmeseymiş. Arada geçen zaman büyük kayıp.
“oyuncuların kalitesi ve formu turu getirecektir”
TG-Spor: A Milli Takım, Uluslar Ligi’nde Macaristan karşısında Play-off maçlarına çıkacak. Bu karşılaşmalarda Milli Takım’ın şansını ve Milli oyuncularımızın durumunu nasıl değerlendirirsiniz?

Tayfun Özsoy: A Milli Futbol Takımı, Uluslar B Ligi’nde grup liderliğini iki maçın ardından kaybedince moral olarak bir çöküntü yaşandı. Ardından ligimizdeki tartışmalar, Avrupa maçları derken milli takım heyecanı geriledi. Teknik direktör Vincenzo Montella, A Ligi’nin kapısını açacak Macaristan maçlarında en çok bu heyecanı geri getirmek için uğraşacaktır. Eğer bunu başarabilirse, elindeki oyuncuların kalitesi ve formu turu getirecektir.
Hakan Yaşar: Biz B Ligi’nde gruba iyi başladık, kötü bitirdik. A Ligi’nde yer alan Macaristan kötü başladı, kısmen iyi bitirdi. İki takım da istikrarsız sonuçlar aldı. Karşımızda aslında Marco Rossi imzalı “küçük İtalya” var. 3-4-3’ü taviz vermeden iyi uyguluyorlar. Almanya’dan 5 gol yediler ama rövanşta berabere kaldılar. Hollanda’ya yenilmediler. Açıkçası 2 takım da favori değil. Tur ortada. Ama bizim temel sorunumuz gittikçe büyüdü. Kadroda santrfor yok. Can Uzun ve Deniz Gül’ün toplam maçı 1. Peki golü kim atacak? Hakan, Orkun, Kerem, belki Barış veya Yunus. Keşke Arda Güler ve Kenan Yıldız daha formda olsaydı?