Türkgün Ekonomi Altında 7 ay sonra en yüksek haftalık kazanç

Altında 7 ay sonra en yüksek haftalık kazanç

Altının ons fiyatı, İsrail-Filistin çatışmasının etkisiyle bu hafta yüzde 5,47 yükselerek 7 ayın en yüksek haftalık kazancına ulaştı.

Altının ons fiyatı, İsrail-Filistin çatışmasının etkisiyle bu hafta yüzde 5,47 yükselerek 7 ayın en yüksek haftalık kazancına ulaştı.

KAYNAK: AA

İsrail-Filistin çatışmasının daha geniş bir alana yayılabileceği endişesi güvenli liman varlıklarından altına talebi artırdı.

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, geçen cumartesi günü İsrail'e "Aksa Tufanı" isimli kapsamlı saldırı başlattığını açıklamıştı. Gazze'den İsrail yönüne binlerce roket atılırken silahlı gruplar bölgedeki yerleşim yerlerine girmişti.

İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi'ne saldırı başlatırken hafta sonu artan jeopolitik riskler özellikle emtia fiyatlarında oynaklığı artırdı. Yatırımcıların piyasalara yönelik jeopolitik riski yeniden değerlendirmesiyle güvenli liman varlıklarına olan talebin güçlendiği görülüyor.

Öte yandan İsrail'in Suriye'ye saldırısında Şam ve Halep'teki uluslararası havalimanlarının eş zamanlı hizmet dışı kaldığı haberleriyle birlikte altının ons fiyatı haftayı yüzde 5,47 artarak 1.932,86 dolardan tamamladı.

Kaydettiği 5,47'lik artışla 7 ayın en yüksek haftalık kazancına ulaşan altının ons fiyatı, 13-17 Mart 2023 haftasında yüzde 6,5 haftalık kazanç sağlamıştı.

Analistler, altının ons fiyatının 27 Eylül'den bu yana ilk kez 1.900 doları aştığına dikkati çekti.

FED ÜYELERİNİN "GÜVERCİN" SÖYLEMLERİ ÖNE ÇIKTI

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yılın geri kalanında yapılacak toplantılarda politika faizini sabit tutacağı beklentisi güçlü şekilde öne çıkarken banka üyelerinin sözle yönlendirmelerindeki ton da yavaş yavaş "güvercinleşmesiyle" tahvil faizlerindeki gerileme de altının ons fiyatını önemli ölçüde destekledi.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, finansal piyasalardaki sıkılaşmanın Fed'in faiz oranlarıyla ilgili daha fazla adım atmadan önce ne olacağını "izleyip görmesine" izin verebileceğini bildirirken Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de enflasyondaki düşüş durmadıkça Fed'in faiz oranlarını artırmaya devam etmesine gerek olmadığını belirterek "Bugün faiz oranları konusunda daha fazla bir şey yapmamıza gerek olduğunu düşünmüyorum." ifadesini kullanmıştı.

Analistler, Fed'in yüzde 94 ihtimalle politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutacağını dile getirerek ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yaklaşık 17 baz puan gerileyerek yüzde 4,6240'a indiğini belirtti.

Altının genellikle belirsizlik dönemlerinde, özellikle savaşlarda, güvenli liman özelliğinin öne çıktığını ifade eden analistler, bölgede tansiyonun yükselmesi durumunda altın talebinin artabileceğini söyledi.

Güvenli liman araçlarından gümüş de haftayı yüzde 5, 2 yükselişle tamamladı.

İş Yatırım Uluslararası Sermaye Piyasaları Müdürü Şant Manukyan, altının hareketinin doğal olarak Orta Doğu'daki gerginliğe bağlandığını ancak bu yükselişin faizlerdeki gerilemenin yarattığı bir ivme olduğunu dile getirdi.

ABD'de 10 yıllık tahvil faizinin geçen hafta ABD'de açıklanan istihdam verisinden önce 4,88 seviyesine kadar çıktığını ve daha sonra 4,60 seviyelerine kadar gerilediğini vurgulayan Manukyan, bundan önce alternatif ve reel getirilerin yükselmesinin altın için negatif bir gelişme olduğunu ancak şu anda tam tersine getirilerin düşmesinin altını pozitif etkilediğini aktardı.

Manukyan, savaşın İsrail'le başka bir devletin savaşına dönüşmediği sürece altın üzerinde çok fazla bir etkisinin olmayacağı öngörüsünde bulundu.

Savaşa başka bir devletin girmesinin tartışılması ya da İran'a operasyon gibi durumların ortaya çıkması durumunda altının yükselebileceğini kaydeden Manukyan, "Bunlar jeopolitik konular ve tam olarak da kimsenin bilmediği tatsız konular. Şunu söyleyebiliriz: Önce Ukrayna savaşı, ardından Orta Doğu'da kalıcı olacağını söyleyebileceğimiz gerginlik seviyesinde bir artış var.

Keza Çin tarafında Tayvan'la ilgili soru işaretleri devam ediyor. ABD veya Batı karşıtı blokun rezervlerinde altının payını artırıyor olması gibi bazı dinamikleri de koyarsak jeopolitik gerginlik primi kalıcı olacak.

Sıcak savaşı hissetmesek bile kalıcı bazı dinamikler var bunlar altın fiyatlarının orta ve uzun vadede yukarıya doğru ivmelenmesine neden olacak gelişmeler. Ama şunu söyleyebiliriz; tahvil getirilerinin geriliyor olması altın için pozitif."

New York'ta veri hizmetleri sunan Oanda'nın Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong da altının ons fiyatındaki yükselişin Orta Doğu'dan kaynaklanan jeopolitik risk priminin hala devam etmesiyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen ise Fed'in faiz oranlarında artık zirveye ulaşmış olabileceğine dair öngörüler ve Orta Doğu'dan kaynaklanan endişelerin altının ons fiyatı için destekleyici olduğunu dile getirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Türkgün Dünya Dünyanın en büyük havacılık gizemi çözülemedi! Malezya uçağını aramaktan vazgeçtiler

Dünyanın en büyük havacılık gizemi çözülemedi! Malezya uçağını aramaktan vazgeçtiler

Malezya Havayolları'na ait MH370 sefer sayılı uçağın enkazının bulunması için başlatılan arama çalışmaları askıya alındı.

Malezya Havayolları'na ait MH370 sefer sayılı uçağın enkazının bulunması için başlatılan arama çalışmaları askıya alındı.

KAYNAK: İHA

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere 8 Mart 2014'te havalanan ve kaybolan Malezya Havayolları'na ait MH370 sefer sayılı uçağın enkazının bulunması için şubat ayında Hint Okyanusu'nda yeniden başlatılan arama çalışmaları askıya alındı. Malezya Ulaştırma Bakanı Anthony Loke, "Operasyon şimdilik durduruldu, bu yılın sonunda aramaya devam edecekler. Şu anda mevsimsel şartlar uygun değil" ifadelerini kullandı.

ARAMA ÇALIŞMALARI ŞUBATTA BAŞLAMIŞTI

Malezya hükümeti, geçtiğimiz aralık ayında uçağın enkazının bulunması için yeniden ABD merkezli deniz arama şirketi Ocean Infinity ile anlaşma yapmıştı. Şirket 2018'de başarısızlıkla sonuçlanan arama çalışmasının ardından bu kez "uzmanların son veri analizlerine dayanarak" belirlenen 5 bin 800 kilometrekarelik yeni bir alanda tarama yapacağını belirtmiş ve 25 Şubat'ta çalışmalara başlamıştı. Avustralya öncülüğünde 2014-2017 yılları arasında yürütülen arama çalışmalarında Hint Okyanusu'nda 46 bin 300 kilometrekarelik alan taranmış ancak sadece uçağa ait birkaç enkaz parçası bulanabilmişti.

DÜNYANIN EN BÜYÜK HAVACILIK GİZEMLERİNDEN BİRİ

227 yolcu ve 12 mürettebatı taşıyan Boeing 777 tipi MH370 sefer sayılı uçak, 8 Mart 2014'te Kuala Lumpur'dan Pekin'e giderken kaybolmuştu. Malezyalı yetkililer, uçağın kasıtlı olarak rotasından çıkarılmış olabileceğini belirtmişti. Başlatılan arama kurtarma çalışmalarında 26 ülke yer alırken, ilk aşamada hiçbir ize ulaşılamamıştı. Haftalar sonra Malezya hükümeti, MH370'in yakıtı bitene kadar uçtuğunu ve yolculuğunun Pekin'den binlerce kilometre uzakta Güney Hint Okyanusu'nun derinliklerinde sona erdiğini açıklamıştı. Uçağa ait olduğuna inanılan enkaz parçaları, Afrika kıyılarına ve Hint Okyanusu'ndaki adalara vurmuştu. Uçaktaki yolcuların yakınları Malezya Havayolları, Boeing, uçak motoru üreticisi Rolls-Royce ve Allianz sigorta grubu da dahil olmak üzere birçok şirketten tazminat talep etmişti. Malezya hükümeti, 2018 yılında Hint Okyanusu'nun güneyinde arama yapması için Ocean Infinity ile anlaşmış, uçağı bulması halinde 70 milyon dolara kadar ödeme yapmayı teklif etmiş ancak başlatılan arama çalışması başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Uçakta 150 vatandaşı bulunan Malezya, Avustralya ve Çin tarafından Inmarsat uydusu ile uçak arasındaki otomatik bağlantılara ilişkin verilere dayanarak Güney Hint Okyanusu'nda 120 bin kilometrekarelik bir alanda su altında arama yapılmıştı.

Olay, dünyanın en büyük havacılık gizemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *