Türkgün Gündem MHP Lideri Devlet Bahçeli'den bayram mesajı

MHP Lideri Devlet Bahçeli'den bayram mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Mesajında Türk milletinin ve vatandaşların bayramlarını içtenlikle tebrik edip milli birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yapan MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin iç ve dış politikalarında karşılaşılan zorluklara dikkat çekerek, barış ve kardeşliğin ebediyete kadar var olması temennisinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Mesajında Türk milletinin ve vatandaşların bayramlarını içtenlikle tebrik edip milli birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yapan MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin iç ve dış politikalarında karşılaşılan zorluklara dikkat çekerek, barış ve kardeşliğin ebediyete kadar var olması temennisinde bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bahçeli, mesajında Mübarek Ramazan-ı Şerif'i uğurlarken, bayram günlerine kavuşmanın sevincini ve sıcaklığını yaşadıklarını ifade etti.

Bahçeli, mesajında Ramazan ayında yapılan ibadetlerin, ettiğimiz duaların ve tutulan oruçların kabul ve makbul olması temennisinde bulundu. Ayrıca, bölgesel ve küresel huzursuzlukların arttığı bir dönemde milli birlik ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dünyada yaşanan çatışmalar, terörizm ve çeşitli krizlerin insanlığın değer ve miras zenginliğini tehdit ettiğini belirten Bahçeli, adalet, huzur, güvenlik ve müreffeh bir geleceğin inşası için her ülkenin ve milletin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Bahçeli, Türk milletinin birlik ve dayanışma içinde olması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu iç ve dış tehditlere karşı birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin demokratik olgunluğu, tarihsel ve kültürel birikimi ile istikbalin huzur, istikrar, kudret, refah ve güvenlik timsali olacağına inandığını belirtti.

Bahçeli, mesajını, kahraman şehitleri rahmetle anarak, şehit ailelerinin ve gazilerin bayramını kutlayarak sonlandırdı.

MHP Lideri Bahçeli, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bir yanda tekrarına cümlemizin ulaşmasını niyaz ettiğim Mübarek Ramazan-ı Şerif’i uğurlarken, diğer yanda bayram günlerine kavuşmanın sevincini ve sıcaklığını yaşıyoruz.

Evvelemirde dileğim, her günümüzün bayram tadında ve tavında geçmesidir.

Ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin, ettiğimiz duaların, hakkını vererek tuttuğumuz oruçların kabul ve makbul olması gönülden temennimdir.

Bölgesel ve küresel huzursuzluk sarmalının gittikçe sertleştiği günümüzde milli birlik ve dayanışma ruhumuzun takviye ve tahkimi her alan ve aşamada temin edilmelidir.

Maddi, mekanik, melez ve menfaat temelli bir dünya tablosunun insanlığın değer ve miras zenginliğini sürekli tahrip ettiği, hoşgörü ve merhamet duygularını tehlikeli ölçülerde zedelediği izahtan varestedir.

Siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik cepheleşmelerin medeniyet ve milletler arasında çok boyutlu kriz ve anlaşmazlıklara yol açtığı, hatta çatışma ve savaş ortamlarına davetiye çıkardığı pek çok tecrübeyle sabittir.

Maalesef beşeriyetin pençesine düştüğü anlam ve maneviyat bunalımı devamlı derinleşip genişlemektedir.

Bundan mülhem huzursuzluk ve güvensizlik yaygın haldedir.

Öngörülemez bir dünyanın önüne geçilemeyen karmaşa ve kaos girdabı devamlı surette yoğunluk kazanmaktadır.

Rusya ile Ukrayna arasında süregelen savaş, Gazze’yi ablukaya alan İsrail soykırımı, İran ile İsrail’in karşılıklı alarma geçmesi, terörizmin hunhar eylem ve emelleri, yeni bir dünya savaşının telaffuz edilmesi küresel çapta barış, istikrar ve sükunete akut ihtiyaç olduğunu resmetmektedir.

Adil, adaletli, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceğin inşası her ülkenin, her toplum ve milletin ortak sorumluluğudur.

Aksi halde nevzuhur bir ortaçağın doğuşu, bugüne kadar elde edilen kazanımların mahvı kaçınılmazdır.

Sadece Türk ve İslam coğrafyalarının değil, tüm dünyanın da bayramların manevi iklimine muvafık ve müzahir şekilde kucaklaşması, sıkılı yumrukların açılması, münakaşayı ve hegemonya mücadelelerini ikame edecek iyi niyetli, dostane ve kalıcı ilişki ağlarının kurulması yaşanabilir bir dünya için elzem ve mecburidir.

İnsanlık vicdanı zulme karşı seferber olmalıdır.

Zalimlerin şiddet ve nefret politikalarına karşı aynı cenahta bulunmak haysiyet ve hakkaniyet gereğidir.

Milyarlarca insan aç ve yoksul haldeyken, hak ve hürriyetlerden mahrumiyet içinde çırpınırken, sınırlı ve sayılı seviyedeki sözde ayrıcalıklı ve kaymak tabakanın servet ve lüks içinde hayat sürmesi, bunun yanında eşitsizliğin ve haksızlığın küreselleşmesi elbette iyimser bekleyişleri acze düşürmektedir.

Esasen çözülmesi gereken ilk düğüm de budur.

Denetimsiz hırsın, dizginsiz nefsin, dipsiz heva ve hevesin peşinde sürüklenen; daha çok kazanma, daha çok yeme, daha çok hakimiyet kurma, daha çok elde etme gayesiyle hiçbir insani ve vicdani eşik tanımayanların dünyayı ateşe vermek için adeta yarış halinde olduklarını inkar etmek mümkün değildir.

İnsanı saran sert kabuğun kırılarak özün ortaya çıkarılması, yeniden ortak değerler ve maneviyat dairesinde buluşulması mutlak hedef olmalıdır.

Bayramın vaaz ve vaat ettiği yakın ve yalın gerçek de bu hedefin tezahürünün gönül birliğiyle ifa ve ifadesidir.

Bayramın mehabetinde küslük ve kutuplaşma yoktur.

Bayramın muhabbet ikliminde dargınlık ve ayrılık yoktur.

Bayramın mana ve muhteva iradesinde sıla-i rahim güzelliği, vuslat aydınlığı, ayrı kalmış ellerin yeni baştan tutuşmasının yanı sıra mesafeli gönüllerin samimiyetle kavuşması ve kaynaşması yer almaktadır.

İnanıyorum ki, Türk ve Türkiye Yüzyılı da Türk milletine, gelecek nesillere zamanlar üstü bayram lezzeti yaşatacaktır.

Bu lezzete zehir katmanın arayış ve amacında olanların mevzi kazanımlarla şımarmaya başlaması, içine gömüldükleri yılgınlığı mal bulmuş mağribi gibi çılgınlıkla telafi çabaları siyasi şuursuzluktan daha çok Türkiye’nin ve dünyanın gidişatını okumayan miyop bakıştan ve vizyon fukaralığından kaynaklanmaktadır.

Hiçbir umut, ufuk ve parlak bir gelecek sunmadan, emperyalizmin suflesi ve PKK ittifakıyla yol yürüyenlerin ilk virajda devrilecekleri kesindir.

Bugün dönemsel yükselişlerinden dolayı böbürlenip değişim methiyesiyle caka satanların Türkiye’yi kuruluş ilkelerinden koparması söz konusu olamayacaktır.

Demokratik hakları anarşiye tahvil etmeye kalkışan bedhah bölücülerin dün olduğu gibi bugün de meydanın boş olmadığını, Türk devletinin egemenliğini zedeleyici mütehakkim eylemlerinin acıklı sonuçlarına maruz kalacaklarını bilmelerinde sayısız yarar vardır.

Van’da hukuki bir meseleyi çarpıtıp sokakları savaş alanına çevirenler esasen demokrasi celladı, devlet ve millet muarızıdır.

Hukuken seçime girmesi baştan yanlış olan ve bölücü terör örgütü PKK’ya övgüler düzdüğü bilinen bir şahsa belediye başkanlığı mazbatasının verilmesi de baştan ayağa skandaldır ve yanlıştır.

Bunun millet iradesine saygı olduğunu ileri sürmek ise ahmaklık ve aldatmadır.

Çünkü Türk milletinin muazzez iradesi her türlü bölücüye, bölünmeye, teröre ve teröriste sonuna kadar karşıdır ve karşı duracaktır.

Sokakların hak arama yeri olmadığı, şiddet ve zor kullanarak olmayan bir hakkın alınamayacağı iyi bilinmelidir.

Tam tersi bir süreç devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü sarsacak ve devlette zaaf oluşturacaktır.

Üstelik devlet ile milleti karşı karşıya getirme sinsilikleri, bilahare devleti kötü gösterme niyetleri bilhassa 31 Mart seçimlerinden sonra hızlanmıştır ki, buna tahammül etmek ve görmezden gelmek milli iflasa çanak tutmak demektir.

Zira tarihimizin her döneminde devlet ile milletin kaderi bir ve aynıdır.

İkisini birbirinden ayırma ve ayrıştırma çabalarının uzun vadede hain senaryoların tedavülüne, milli güç unsurlarının zayıflamasına kapı aralaması muhtemeldir.

“Cam tavanı kırdık” diyenlerin Türk devletinin çatısını ve Türk milletinin varlığını dinamitlemesine asla fırsat verilmeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır.

Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır.

Herkes aklını başına almalı, rüzgar ektiği müddetçe fırtına biçeceğini unutmamalıdır.

Türkiye demokratik olgunluğu, tarihsel ve kültürel müktesebatı, birlik ve kardeşlik duygularıyla istikbalin huzur, istikrar, kudret, refah ve güvenlik timsali olarak sivrilecektir.

Türk milletine kan, renk ve ruh veren Türk vatandaşlarının tamamı birdir, eşittir ve hepsi bin yıllık kardeşliğin aziz mensuplarıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, kahraman şehitlerimizi rahmetle, hürmetle anıyor; şehit analarımızın, şehit babalarımızın ve şehit yakınlarımızın bayramını gönülden kutluyorum.

Gazilerimize en iyi dileklerimi sunuyor, halen tedavi altında bulunanlara şifa temennilerimle hayırlı bayramlar diliyorum.

Nerede yaşıyorsa yaşasın, yurt içinde ve yurt dışında hayatın yükünü omuzlamış değerli vatandaşlarımızın, büyük Türk milletinin, gönül ve kültür coğrafyalarında varoluş mücadelesi veren kardeşlerimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı içtenlikle tebrik ediyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

Her günümüz bayram olsun.

Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun.

Ümit ederim ki, bu bayramda uzatılan hiçbir el geri çevrilmesin, barış ve kardeşliğimiz ebediyete kadar var olsun.”

Yorumlar
n
nefarkeder 11 ay önce
Türk'ün şeker bayramı kutlu olsun.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Türkgün Ekonomi Türkiye'de üretilip 76 ülkeye satılıyor

Türkiye'de üretilip 76 ülkeye satılıyor

Türkiye'de yerli ve milli olarak üretilen güvenlik bariyerleri 76 ülkeye ihraç ediliyor. Hayati önemdeki Türk ürününü Uzak doğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkeleri de terci ediyor.

Türkiye'de yerli ve milli olarak üretilen güvenlik bariyerleri 76 ülkeye ihraç ediliyor. Hayati önemdeki Türk ürününü Uzak doğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkeleri de terci ediyor.

KAYNAK: AA

Girişimci Koray Kartal, Ticaret Bakanlığı ve KOSGEB'in desteğiyle 2010'da üretmeye başladığı güvenlik bariyerlerini dünyanın 76 ülkesine ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.

Kartal, 2006'da kurduğu şirketinde proje çalışmalarını tamamlayarak 2010'da KOSGEB'e başvurdu.

Başvurusu kabul gören Kartal, aynı yıl yerli ve milli imkanlarla güvenlik bariyerleri üretmeye başladı.

Bu süreçte güvenlik bariyerlerini 76 ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine katkı sağlayan Kartal, 8 kişiyle başladığı işinde 100 kişiye istihdam sağlıyor.

Kartal, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, şirketi kurduğunda ilk hedefinin özellikle yurt dışından büyük bir bölümü ithal edilen güvenlik bariyer ürünlerini yerlileştirip, millileştirmek olduğunu anlattı.

KOSGEB'e bazı projeleri sunup dijitalleşme yönünde destekler almalarıyla 2010'da üretime başladıklarını dile getiren Kartal, "Daha sonrasında Ticaret Bakanlığından yurt dışı ihracat destekleri de aldık. Bunlarla birlikte üretimimizi artırdık. Özellikle istihdamımızı da artırdık. 8 kişiyle bu işe başlamıştık, şu anda yaklaşık 100 kişilik bir kadromuz var. İnsanların yaşam alanlarında güvenli ve rahat olabilmeleri için kurumlara güvenlik bariyerleri üretiyoruz." diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE ÜRETİLEN HİÇBİR ÜRÜNÜ YURT DIŞINDAN İTHAL ETMİYORUZ"

Kartal, ilk olarak yerden çıkan güvenlik bariyer sistemleri üretimine başladıklarını, sonrasında bunları daha da geliştirip, İngiltere'den ve Avrupa'dan onaylı çarpışma testleri aldıklarını belirterek, sertifikalarla yurt dışına Türkiye'de üretilen ürünleri satıp ihracatı artırdıklarını söyledi.

Kendilerinden önce Türkiye'de yerli üretimin çok kısıtlı şekilde gerçekleştiğini ifade eden Kartal, şöyle devam etti:

"Yerli üretim bariyer sistemlerinde yüzde 50'lilerdeydi. Kuruluşumuzdan bir süre sonra bir araştırma yaptırdık ve bunun sonucunda bizimle birlikte sektörde minimum yüzde 80 olmak üzere bazı ürünlerde yüzde 95 yerlilik oranına getirdik ürünleri. Özellikle bariyer sistemlerinde yurt dışına bağlı olduğumuz ürünleri tamamen yerlileştirdik.

Türkiye'de üretilen hiçbir ürünü yurt dışından ithal etmiyoruz. Hatta bazı ithal olan ürünleri 'Türkiye'de nasıl üretiriz?' diye bunun üzerine de çalışmalarımız var ve bunun bazılarını da tamamladık. İlk başladığımızda yüzde 40 ithal ediyorduk. Şu anda yüzde 8-9'lara düştü ithal ettiğimiz ürünler. Onlar üzerinde de çalışıyoruz. Burada bazı çözüm ortaklarıyla birlikte bunu nasıl yüzde 100 yerlileştiririz diye AR-GE çalışmalarımız var."

“HEDEF, ABD VE MEKSİKA PAZARLARINA DA GİRMEK”

Koray Kartal, Türkiye'de şu an kamu ve özel olmak üzere iç pazardaki kurumlara satış yaptıklarını belirterek, binanın dışında bir güvenlik alanı oluşturmak isteyen kurumlara destek verdiklerini söyledi.

"Şu an uluslararası arenada bilinen bir Türk firmasıyız ama bizim için en önemli hedef bu sektörde dünyada ilk 5'e girmek." diyen Kartal, şunları kaydetti:

"Bu zamana kadar 74 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bunun yaklaşık 14'üne sürekli ihracat yapıyoruz. Özellikle Güney Kore, Orta Doğu ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, Balkanlar'da yoğun olarak çalışıyoruz. Avrupa'da da İtalya, Fransa gibi ülkelere ihracat gerçekleştiriyoruz. Özellikle Arnavutluk, Sırbistan, Hırvatistan gibi ülkelerde yine aynı şekilde ihracatımızı gerçekleştiriyoruz. Afrika'da da Nijerya, Gana, Kenya gibi ülkelere de ciddi anlamda ihracatlar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca bir başka hedefimiz ihracatımızı 2 yıl içerisinde yüzde 40 artırmak istiyoruz. Amerika ve Çin pazarları içinde çalışmalarımız sürüyor. Orada fuarlarla görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle Avrupa pazarında şu an yoğun çalıştığımız için bir sonraki süreçte ABD ve Meksika pazarlarında hedeflerimiz var."

Türkiye'de üretim yapmak isteyen ve hedefi olan gençlere seslenen Kartal, "Benim gençlere en önemli tavsiyem, yola çıkarken mutlaka hedeflerini belirlesinler. Tamamen kendi işlerine odaklansınlar. Devletimizin verdiği destekler de çok önemli. Bu desteklerin ilk başladığınızda çok büyük faydaları oluyor. Türkiye'nin hemen hemen her sektörde kendi üretimini yapıp bu ürünlerini satacak potansiyeli var. Burada gençlerimiz çok önemli ve onlara çok büyük işler düşüyor." diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *