CHP, darbe yapan orduyu sever

YAYINLAMA:
CHP, darbe yapan orduyu sever

CHP’nin koltuk kavgasından fırsat buldukça nükseden ordu düşmanlığı geçtiğimiz Salı günü yine kendini gösterdi.  CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada disiplinsizlikleri nedeniyle TSK’dan ihraç edilen teğmenler üzerinden ordunun komuta kademesinde bulunan Kara ve Deniz Kuvvetleri komutanlarını isim vererek “Günü gelince hesabını sormak üzere bir tarafa not ediyorum” sözleriyle tehdit etti. Geçmişte Hulusi Akar için söylediği “Siz arkadaşlarınızın hayır duasını değil, bedduasını almış adamlarsınız” sözlerini onlar içinde tekrarladı. 

TSK’yı siyasetin içine çekme arayışını gelenek haline getiren CHP, bu tavrını darbe dönemlerinde açık bir şekilde gösterdi. CHP için en makbul ordunun “darbe yapan ordu” olduğu geçmiş örnekleriyle artık tartışma götürmez bir şekilde netleşti. CHP’ye göre ordunun tek işi “darbe yapmak”, “siyaseti dizayn etmek”, “CHP’nin yer almadığı bir iktidarı yola getirmek” şeklinde tezahür etti. 

CHP sandıkta alamadığı yetkiyi darbeler yoluyla ele geçirmeyi arzu eden bir parti oldu. 15 Temmuz hain darbe girişimini “tiyatro” olarak görmesinin nedeni de darbenin başarıya ulaşamamış olması değil miydi? Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tankların önünden geçip gitmesi bu arzuyu ispat etmedi mi? Aynı saatlerde darbeciler dönemin Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’a başını dayadıkları silahla darbenin emir komuta zinciri içinde gerçeklemesi için baskı yapıyorlardı. Hulusi Akar darbeye direnirken CHP Genel Başkanı bir belediye başkanının evinde kahvesini yudumlayarak gelişmeleri takip ediyordu. Özgür Özel’in, Hulusi Akar’ı hedef almasının nedeni gayet açık değil mi? 

Türk Silahlı Kuvvetleri bugün CHP tarafından hedef alınıyor ve komuta kademesi tehdit ediliyorsa bunun tek sebebi siyaseti dizayn etmeye çalışmadıkları ve CHP’nin önünü açacak girişimlerde bulunmadıkları içindir.

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı seçimlerinde yine aynı sakile Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını hedef alıp “apoletlerinizi sökeceğim” diyerek tehdit eden CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce değil miydi?

CHP’nin bugünkü Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır Türk ordusuna “satılmış” dedikten sonra partisi tarafından taltif edilmedi mi?

Savunma Sanayiine yapılan yatırımları gereksiz olarak görenler CHP’den milletvekili yapılmadı mı?

Türkiye’nin etrafının ateş çemberine alındığı, terörle mücadelenin her şart ve zeminde kararlılıkla yürütüldüğü, Mehmetçiklerimizin sınır dışında fedakarca görevlerini icra ettiği, 3. Dünya savaşı senaryolarının gündeme geldiği, çevremizdeki kaos ve kriz ortamının tetiklendiği, Ortadoğu’da emperyalizmin yayılmacı politikalarının hız kazandığı bir dönemde Türk ordusunu tartışma konusu haline getirmek olsa olsa düşman mevziine cephane taşımaktır.

2234 yıldır disipliniyle göz doldurmuş, bölgesinde ve küresel ölçekte caydırıcı bir güç haline gelmiş, NATO’nun 2. Dünya’nın ise en güçlü 9. ordusu seviyesine gelmiş bir orduyu tartışma zeminine çekmek emperyalistlere bilinçli ve kasıtlı bir şekilde göz kırpmaktır.

Türk Ordusu hiçbir siyasi partiye ait değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri 85 milyon demektir. Türkiye demektir. Türk milletinin bizatihi kendisidir. Onu yıpratmak, demoralize etmeye çalışmak, hedef almak demek doğrudan Türkiye ve Türk milletini hedef almaktır. O zaman asıl sorulması gereken soru şudur: “CHP’nin Türkiye ve Türk milletiyle sorunu nedir?” 

Yunanistan’ın politik duruşunu sahiplenen, Rusya-Ukrayna arasında Türkiye’yi savaşın bir tarafı yapmak isteyen, Esad’ı sempatikleştiren, Karabağ’da Azerbaycan’ı, Kerkük’te Türkmenleri, Kıbrıs’ta Türkleri ötekileştiren, Mavi Vatan’ı masal olarak görüp Libya’yı sömürgecilere devredelim diyen CHP’nin Türkiye ve Türk milletiyle sorunu nedir? 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *