Çevir kazı yanmasın


Günden güne oy kaybeden ve milletvekili sayısı azalan İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İstanbul’daki iftar programında şu açıklamayı yapmış:
“Açıkça ilan ediyorum: Milliyetçi ve ülkücü camiayla birliğimiz devam ediyor. Ancak bu saatten sonra Devlet Bahçeli ile fikren ayrılıyoruz.”
Oysa İP Grup Başkanvekili olduğu ve CHP-HDP ile ittifak yaptığı dönemde de şunları söylemişti: “Teslimiyeti ve hakareti alkışlayanlarla aynı sıfatı taşımayı içime sindiremediğim için bir daha asla ‘ülkücüyüm’ ya da ‘ülkücüydüm’ demeyeceğim. Çabamız sadece ‘iyi’ olmaktır.”
Bu duruma ne diyebiliriz ki?
“Çevir kazı yanmasın” demek tam yerinde olur herhalde!
Dün “Asla ‘ülkücüyüm’ ya da ‘ülkücüydüm’ demeyeceğim” diyen Dervişoğlu, bugün “Milliyetçi ve ülkücü camiayla birliğimiz devam ediyor” diyor.
Müsavat Dervişoğlu’nun, partisinin eriyişini durdurmak için kendine siyasi malzeme ve bir çıkış yolu aradığı kesin. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin DEM’e ve teröristbaşı Öcalan’a yönelik çağrılarını, aklınca bir çıkış yolu malzemesi olarak kullanmaya çalışıyor. Ancak İP’teki siyasi geçmişi bunun için pek uygun değil.
2019 yerel seçimlerinde, Müsavat Dervişoğlu ve partisinin canla başla desteklediği isimler, HDP’nin aday çıkarmayarak desteklediği CHP’li büyükşehir belediye başkanlarıydı: Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar, Vahap Seçer, Tunç Soyer ve Muhittin Böcek.
Keza Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP, tüm oylarını Müsavat Dervişoğlu’nun partisinin desteklediği Kemal Kılıçdaroğlu’na vermiştir.
Kameralar önünde, bir muhabir sana ve CHP’li yöneticilere “PKK/Kandil/Yeşil Sol bileşenleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldı. Bu gelişmeye ne diyorsunuz?” diye sorduğunda, “Dağılın beyler” diyerek kaçan sen değil miydin?
Peki, bugün nasıl oluyor da Ülkücüler ve Sayın Bahçeli üzerinden ahkâm kesebiliyorsun, Müsavat Dervişoğlu?
Bugün MHP’yi kınadığınız konularda, sırasıyla sınıfta kalanlar olarak, sizin hangi konuda ahkâm kesecek hakkınız kaldı?
Hatırlar mısın Müsavat Dervişoğlu, cezaevinde ziyaret ettiğin Ümit Özdağ, sizin partinizde milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı iken yaşadığı bir olayı daha sonra şöyle anlatmıştı: “Ümit Bey bir helikoptere atlayıp Kandil’e gitsem, Duran Kalkan’a ve Cemil Bayık’a sorsam, ulan siz ne istiyorsunuz, anlatın bakalım. İlk duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Şaka yaptığını düşündüm ve “Meral Hanım, böyle bir şey olmaz. Böyle bir şey yaparsanız, sizi hemen elinizi kolunuzu bağlar, ilk mağaraya atarlar” dedim. Ama aynı soruyu bir başka toplantıda tekrar sordu. Dışarıda bir daha söylememesi gerektiğini söyledim.”
Daha önce sormuştum, şimdi yine soruyorum: Müsavat Dervişoğlu, o helikopter Kandil’e gitseydi, sende içinde olacak mıydın?
HDP ile ittifak yaptıkları dönemde, bir gün olsun “Teröre cephe alın. Türkiye partisi olun” diyememiş, HDP’nin azgınlıklarına o dönemde sırf siyasi menfaatleri için susmuş olan Müsavat Dervişoğlu’nun, pazarlıksız terör örgütü PKK’nın feshedilme yolunu açmış bir lider için “Bu saatten sonra Devlet Bahçeli ile fikren ayrılıyoruz” demesi neyle açıklanabilir?
İki kere CHP-HDP-İP ittifakı içinde bulunmuş biri olarak, “Fikren ayrılık” hangi manada oluyor, Müsavat Dervişoğlu?
İç sesin şu mu yoksa: “Biz yaptığımız için HDP (DEM) ile ittifaka karşı değiliz, her konuda işbirliği yapılabilir. Ama DEM’in teröre cephe alacak olmasına ve Öcalan’ın kurucusu olduğu terör örgütü PKK’yı feshetme adımı atmasına karşıyız.”
Fikir ayrılığı dediğin böyle bir şey mi?
Terör örgütü PKK’yı Davut Koridoru'nda kullanmak isteyen İsrail’in, terör örgütünün feshedilmesine yönelik ortaya konulan stratejilerden, çağrılardan ve adımlardan rahatsız olduğunu ifade ettiği bir dönemde, sizdeki telaş ve rahatsızlık nedendir?
Terör örgütünün siyasi uzantılarıyla ittifak yapmak, terörle mücadeleye engel olmak, Kandil’e helikopterle gitmeyi düşünmek, teröristbaşı Öcalan’ın “eşit vatandaşlık” kavramını parti programına koymak ve benzeri birçok durumu parti bagajına sığdırmış bir partinin genel başkanı, eğer “Devlet Bahçeli ile fikren ayrılıyoruz.” diyorsa, bu siciline sahip çıkacaktır.
Neresinden tutsanız elinizde kalıyor, değil mi?
Ama mecbursunuz; bu eriyişin önüne geçmek için böyle davranmaya... CHP’li ve HDP’li ittifakların aksesuarı olmuşsunuz, bir de ahkâm kesiyorsunuz. Biraz utanın be!..