Trump yine Siyonizm diline döndü


Herhalde günümüz dünyasında ABD ve İsrail gibi iki ülke olmasa, dünyadaki insanların yaşam hakkı daha fazla olurdu. ABD ve İsrail'i yönetenler içinde insan olma özelliği olanlar yıllar geçtikçe tükeniyor. Bu tükenme hali de doğal olarak insanlığa çok büyük zarar veriyor. ABD/İsrail Ortadoğu Bölgesinde el ele vererek yıllardır "Vadedilmiş Topraklar, Büyük Kürdistan, BOP" hedefi için milyonlarca insanı katlettiler. Gazze'de ateşkes yapıldı gibi görülse de civarında yine bahanelerle katliamları sürdürüyorlar. Gazze'de 60 bin üzerinde masum insan öldürüldü. Bunun 20 bine yakını çocuktu. ABD ve İsrail'in kalbi zerre titremedi, bu ölümler karşısında gözlerini dahi kırpmadılar. "Ateşkes sağlandı" diye dünyadaki her vicdan, merhamet sahibi insan seviniyordu.
Trump'ın başkanlık koltuğuna oturmadan kısa bir süre önce "Bu epik ateşkes anlaşması, yalnızca kasım ayında kazandığımız tarihi zaferin bir sonucu olarak gerçekleşebilirdi" açıklamasını yaparak insanlığa dair dönüş işareti vermişti. Fakat koltuğa oturur oturmaz yine bir Siyonizm sevdasına düştü. Trump'ın bir buçuk milyon Filistinliyi Gazze Şeridi'nden Mısır ve Ürdün'e sürme önerisi, "İsrail'in ihtiyaç duyduğu" yüksek tonajlı bombaları sağlama anlaşması, ateşkese gölge düşürmüş ve bölgede bu ikilinin yapacaklarına dair şüpheleri artırmıştır.
Trump deliliğe, Netanyahu yaratıklığa vurarak bir yol tutturmuş yine insanlığa savaş açma planları yapıyor. ABD Başkanı Trump’ın koltuğa oturur oturmaz, ilk resmi ziyaretçisi Netanyahu oldu. Sırf bu durum bile insanlığa karşı bir düşmanlık mesajıdır. İnsan olan Netanyahu gibi birini davet etmeye, onunla görüşmeye utanır. Ama Trump gibi akıl sağlığı şüpheli birinin böyle bir değer yargısı olmadı.
ABD Başkanı Trump, Netanyahu ile görüştükten sonra dili Siyonizme doğru iyice kaymıştır. Trump, Gazze'deki ateşkesin devam edip etmeyeceği ile ilgili soru üzerine, "Onun süreceğine ilişkin bir güvencem yok, bu anlaşmanın devam edeceğine ilişkin bir garantimiz yok." diyerek yine katliamlara açık kapı bırakmıştır. ABD Başkanı Trump bu açıklamayı yaptığı saatlerde virane evlerine dönmüş Gazze'deki mazlumlar, yıkık evleri içinde yaşam şartları oluşturmaya çalışıyordu.
Trump'ın koltuğa oturur oturmaz Gazze konusundaki açıklamalarının, düşüncelerinin pek insani ve uluslararası hukuka uymadığı bir gerçek. Ama insanlık nerede, hukuk kimde?
Trump'ın açıklamaları, Netanyahu'nun yaratık suratını niye kanlandırmış görünmektedir. Yaratık Netanyahu "Ancak Başkan Trump ile yakın çalışarak haritayı daha da iyi bir şekilde yeniden çizebileceğimize inanıyorum." diyerek hala Ortadoğu haritasını kendi lehlerine çevirmekten bahsetmektedir. Trump, yaratık Netanyahu'nun bu düşüncesine "Bu kalemi görüyor musunuz? Ortadoğu'nun boyutuna nazaran çok küçük, işte bu İsrail. Çok küçük bir ülke." karşılığını vererek yine işgal ve katliamlarla İsrail'in topraklarını genişletme mesajı vermiştir.
Trump'ın bu çılgınlık ve delilik oranına baktığınızda bunlar için adım atması pek mümkün görünüyor. Fakat bu çılgınlık ve delilik oranı Netanyahu'ya "Artık ABD'ye ekonomik ve diplomatik olarak çok yük oluyorsun" deme durumu da dönebilir. Çünkü onda "Trump ne yapsa yeridir." hali vardır. ABD Başkanı Trump sadece Ortadoğu Bölgesi için mesajlar vermiyor. Çin, Kanada ve Meksika'nın yanı sıra Kolombiya, Panama ve başta Danimarka olmak üzere birçok AB ülkesi için ekonomik, askeri tehditlerde bulunuyor. Bu yaklaşım elbette dünya huzurunu bozar. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'nın doğal kaynaklarının ABD'ye verilmesi karşılığında Ukrayna'ya yardımın devam edebileceğini söylemesi de ABD'nin dünyanın her yerindeki gelişmeye bu zihniyette bakacağını ve bu menfaat penceresinden her türlü savaş, kaos, istikrarsızlık içinde olabileceğini göstermektedir.
ABD Başkanı Trump'ın bu son açıklamalarına baktığımızda dünyayı huzurlu günlerin beklemediğini söyleyebiliriz. ABD Başkanı Trump'ın "ABD süper güç" ispatı için her çılgınlığa uygun yapısı vardır. ABD gücünü insanlığa değil, şeytanlığa hizmete verdiği sürece dünyaya huzur yok…