Dışlamayan, ötelemeyen, ayrıştırmayan dava felsefesi


Türkiye’de “Kürt sorunu” değil, bir terör sorunu olduğu; aklı, mantığı, şerefi, namusu ve Türkiye’nin birliğinden yana olan herkes tarafından görülüyor. Göremeyenler ise işte bu kavramlardan ve değerlerden yoksun olanlar... Cumhur İttifakı bu konuda oldukça nettir ve meselenin bir terör sorunu olduğunu her fırsatta vurgulamaktadır. Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarına “Teröre cephe alın” çağrısı da zaten bunun başlıca delilidir.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, defalarca "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır. Var olan sorun, bölücü terör sorunudur; kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır" açıklaması yaparak bu bakış açısından zerre kadar taviz vermemiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu duruşu güçlendiren şu açıklamayı yapmıştır: "Türkler ile Kürtler arasına örülmek istenen terör duvarını yıkıp atacağız. Evlatlarımıza, terörün olmadığı, şiddetin olmadığı, sırtını silaha ve dağa yaslayan terör destekli siyasetin olmadığı bir Türkiye teslim edeceğiz. Bu hedefimizde samimiyiz, kararlıyız. Hep söylediğim gibi, terör örgütü; küresel güçlerin tetikçisi, taşeronu, paralı askeri, aparatı rolünden vazgeçmediği sürece, nerede olursa olsun başını ezmeyi sürdüreceğiz."
CHP ise işte bu duruşa ve mücadeleye karşı...
CHP, bir gün olsun “Türkiye’nin terör meselesi var” diyememiştir. Hatta terörü meşrulaştırarak sürekli “Bu meselenin adı Kürt sorunudur” demiştir. Bu, çok ucube bir düşüncedir. Bu mantık, önüne etnik bir unsur koyarak her türlü terörü meşrulaştırma girişimidir.
Özgür Özel’in “Türkiye’nin onlar ne kadar inkâr etse de bir Kürt sorunu var. Olmasa, çözmeye uğraşmazsınız; bir sorun olmasa neyi çözmeye çalışıyorsunuz?” mantığı gerçekten çok tehlikelidir. Bu cümlelerin, Atatürk’ün kurduğu ve miras bıraktığı CHP’nin başında olan birinin ağzından çıkması ise gerçekten büyük bir fecaat durumudur.
Özgür Özel’in ağzından bir gün olsun, ağzını doldura doldura “Terörle mücadele edelim” sözü çıkmadı. Duymak zaten mümkün değil. Dikkat edin, hep teröre yardım ve yataklık eden unsurları meşrulaştırma, koruma, savunma peşinde... Öyle olmasa, zaten sürekli iş birliği içindeki DEM’e yönelik “Teröre cephe alın, Türkiye partisi olun” çağrısından rahatsız olmaz ve bu çağrıyı herkesten önce kendisi yapardı.
Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes eşit şartlar altında, vatandaşlık hukukunda yaşamını sürdürürken “Kürt sorunu var” demek, etnik ırkçılık mikrobuyla “Bu ülkede birliği, beraberliği, huzuru bozacağım” demenin adıdır. Bu ülkede eline silah alan, terör yaratan kim varsa, etnik kökeni ne olursa olsun, acımadan kafası koparılmalıdır. “Kürt sorunu var” demek, yarın “Laz, Çerkez sorunu var” diyen maskeli terör örgütleri yaratmanın bir adımıdır. Oysa ne Kürt, ne Laz, ne Çerkez bu ülkede sorun değil; Türk milletinin ayrılmaz parçasıdır. Ayrıştırmaya çalışanlar da bu topraklara sızmış emperyalist mikroplardır.
Türk milliyetçiliğinin lideri Devlet Bahçeli’nin Ekim ayından itibaren milli şuuru yüksek, milli birliği ve kardeşliği güçlendiren açıklamalarına ve çağrılarına bakın; tamamında bu emperyalizm mikrobunu ortadan kaldırmayı hedefleyen panzehiri göreceksiniz. O açıklamaları tekrar tekrar okuyun; etnik kökeniniz ne olursa olsun, eğer Türk milleti içinde yaşamanın huzurunu, mutluluğunu kabul ediyorsanız, size ışık olacaktır. Ötelemeyen, yakınlaştıran; ayırmayan, birleştiren; dışlamayan, kucaklayan bir anlayış kendini çok net belli etmektedir. Bu durum, sadece bir süreç için değil, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dava felsefesinde her daim var olan bir duruştur. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Kürt ya da başka bir etnik unsuru ötelediğini, dışladığını gören oldu mu? Asla! Bunun örneği ne söylemlerinde ne de eylemlerinde vardır. O yüzden bu dava felsefesini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde, bugün yaşanan sürecin önünü ve arkasını daha net anlarsınız.
Türk milletinin terör gibi bir meselesi, işte bu dava felsefesiyle aşılmak ve yok edilmek istenmektedir. Meseleye “Kürt sorunu var” diyenler, işte bu felsefeyi anlamakta zorlanmaktadır. Terör meselesi ortadan kalkınca, bakın bu milletin dayanışma gücü çok artacaktır. O yüzden son terörist ortadan kalkıncaya kadar mücadeleye devam…