CHP’nin doğal adayı neden yarıştan kaçıyor?

YAYINLAMA:
CHP’nin doğal adayı neden yarıştan kaçıyor?

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine henüz 3 yıl varken CHP’nin adayını belirleme telaşına düşmesi kendi siyasi pratikleri ve tecrübeleri açısından makul görülebilir. Hatta bu tercihini parti üyelerine sorduğu bir temayül yoklaması ya da anket araştırmasıyla da gerçekleştirebilir. Parti kurulları de yoklama sonucunda öne çıkan ismi seçim tarihinin ilanıyla birlikte parti grubu önerisine dönüştürerek aday olarak ilan edebilir. Buraya kadar her şey demokrasinin bir parçasıdır.

Ancak asıl gözden kaçan birkaç hususu da CHP’nin gözetmesi gerekir.

Öncelikle Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olması sebebiyle, doğal Cumhurbaşkanı adayı olmasından imtina etmesi izaha muhtaç bir konudur. 

Parlamenter Sistemde yürütmenin başı Başbakan olduğu için parti genel başkanları doğal başbakan adayıydılar. Bu nedenle siyasi partiler kendi bünyelerinden ya da dışarıdan sembolik bir konumda olan Cumhurbaşkanlığı için bir aday gösterebilirlerdi ve bu yadırganmazdı.  Parlamenter Sistemde bir siyasi partinin genel başkanı Cumhurbaşkanı adayı olduğunda ise bu onun siyasetten uzaklaştığı anlamına gelirdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ise yürütmenin başı Cumhurbaşkanı olduğu için parti genel başkanları doğal Cumhurbaşkanı adayı konumundadırlar. Bir parti eğer ittifak sistemi içinde yer almadan seçimlere girme kararı almışsa o partinin genel başkanı doğal Cumhurbaşkanı adayı olarak kabul görür. Sadece ittifak sistemi içinde yer alması durumunda bu iddiasında vazgeçebilir ve bu durumda da yine bir partinin genel başkanının adaylığı üzerinde ittifak edilmesi beklenir. Doğal yol ve yöntem budur.

Özgür Özel, CHP’nin Genel Başkanı olarak “kızıma aday olmayacağıma söz verdim” diyerek Cumhurbaşkanlığı iddiasından vazgeçmesi siyasetin doğasına aykırıdır. Madem ortada verilmiş böyle bir söz var o halde Sayın Özel siyaseti de bırakmalıdır. Eğer “siyaseti bırakmam, CHP Genel Başkanlığından vazgeçmem” diyorsa o zaman kendisini kızının değil parti üyelerinin iradesine teslim etmesi gerekir.

Özgür Özel, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için madem parti üyelerinin iradesine teslim olunması için bir adım atıyor, o halde nihai kararı da CHP üyelerinin takdir etmesi gerekiyor. CHP Genel Başkanı bu yarıştan kızının inisiyatifi ile çekilerek parti üyelerinin iradesine haksızlık etmiş olmuyor mu? CHP yönetim kadrosunda bulunan başka bir isim için “neden aday olmuyorsunuz?” sorusuna “kendi iradem ve tercihim” şeklince verilecek bir cevap gayet tabii ve makul karşılanabilir. Ancak söz konusu kişi CHP Genel Başkanı olduğunda sorumluluk sahibi kişinin görevden kaçması tabii ve makul karşılanmaz. Bu bakımdan Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için tercih edilen ön seçim yarışına Özgür Özel’de katılmalı ve parti üyelerinin vereceği karara göre hareket etmelidir. 

Parti üyeleri belki de Özgür Özel’i CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak görmek isteyeceklerdir. CHP Genel Başkanı olarak Özgür Özel bu yolu tıkamak yerine ön açıcı bir rol üstlenmelidir.

Aksi halde CHP Genel Başkanı Özgür Özel CHP’nin doğal Cumhurbaşkanı adayı olmasına rağmen bu iddiasında vazgeçerek ya da kendisinin “kazanamayacak aday” olduğunu düşünerek partisinden başka isimleri aday gösterme arayışına girmesi Genel Başkanlık makamını tartışmaya açacaktır. Bu tartışma 4-5 Kasım 2026 tarihindeki CHP 39. Olağan Kurultayına kadar da gündemde kalacaktır. 23 Mart’ta parti üyelerinin tercihiyle belirlenecek Cumhurbaşkanı adayının da aynı zamanda 2026 kongresinde CHP Genel Başkan adayı olması beklenilecektir. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *