“Bela” geliyorum dedi

YAYINLAMA:
“Bela” geliyorum dedi

21. yüzyılda yaşanan gelişmeler; krizlerin yaşandığı coğrafyalarda sınırlı kalmadığını, siyasi, ekonomik, güvenlik, enerji, gıda gibi hemen her sahayı kapsayan etkileri beraberinde getirebileceğini açıkça göstermiştir.

Farklı coğrafyalarda vasat bulan hadiseler bir yandan küresel ölçekli yansımalara sebep olurken diğer yandan da yeniden şekillenmeye koyulan şartlar değişim ve dönüşüm sürecini de hızlandırmıştır. Hatta bu süreç, uzun yıllar boyunca birbirleri ile mücadele eden çevrelerin kopuk ilişkilerini yeninden canlandırma yoluna girmelerine de zemin hazırlamıştır.

Bunlarla beraber yirminci yüzyılda yaşanan iki dünya savaşı yine bu süreç içerisinde gerçekleşen soğuk savaş süreci, yaşanan iç çatışmalar, işgaller, çok uluslu müdahaleler neticesinde üstünlük mücadelesinde önde gelen bazı çevrelerin sınırlarını genişletme hamlelerine giriştiği anlaşılabilmektedir. Rusya’nın, Ukrayna’nın bazı bölgelerindeki işgali, İsrail’in Ortadoğu’daki saldırgan ve yayılmacı girişimleri, Çin’in Tayvan’ı topraklarına katma gayretleri, Trump’ın Kanada, Grönland ve Meksika’nın kuzey bölgeleri ile ilgili olarak hesapları; küresel ölçekte yeni krizleri doğurabilecek potansiyele sahiptir. 

ABD Başkanı Trump’ın seçim süreci boyunca savaşları bitirme, yeni savaş çıkarmama çerçevesinde oluşturduğu kampanya süreci bazı çevreler için umut olmuş olsa bile Trump’ın gerçekte neyi arzu ettiği bugün daha net görülebilmektedir. 

Geçtiğimiz gün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı James David Vance ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında yaşananlar, Ukrayna devlet başkanına karşı yapılan saygısızlıklar Trump’ın olaylara nasıl yaklaştığının somut göstergesi olmuştur.

Anlaşılan o ki Trump’ın savaşları bitirmekten kastı “benim istediğimi ver, benim söylediğimi yap” anlayışıyla yeni tahakkümler kurmaktır. 

Diğer yandan Gazze meselesiyle ilgili karanlık, çarpık ve sapkın düşünceleri ise “işgali kendi işgaliyle bitirmek” çerçevesinde oluşturduğu vahim bir senaryodur.

Bugün Ukrayna’yı yakan, Gazze’yi boşaltıp işgal etmeyi planlayan, Kanada, Grönland ve Meksika’yı kendi topraklarına katmak üzerine hesaplar yapan Trump, ilerleyen süreçte farklı coğrafyalardaki krizleri de derinleştirerek kendisine yeni alanlar açma gayretine girecektir.

Dün Beyaz Saray’da yaşananlar ABD Başkanı’nın yaklaşımını ve ABD politikalarının nasıl şekilleneceğini esasında açıkça göstermiştir. Saldırgan, baskı kurmaya çalışan ve diplomatik nezaketi de yok sayan bir yönetim anlayışı önümüzdeki süreçte alışılagelmişin dışında pek çok hadisenin yaşanmasına sebep olacaktır.

 

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 3 hafta önce
Tramp Amerika'nın son başkanı olacak.. Parçalara ayrılmış 6 ayrı devlete bölünecek bekliyoruz
BEĞENME
0
CEVAPLA