Avrupa ülkeleri Rusya’nın gerisinde kaldı

YAYINLAMA:
Avrupa ülkeleri Rusya’nın gerisinde kaldı

24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ticari, ekonomik, enerji ve gıda alanları kapsayan geniş çaplı bir ekti yaratırken bununla beraber alternatif ve güvenilir rota, yeni işbirlikleri, güvenilir ortaklık arayışları da hız kazanmıştır. Konu sadece bu alanlarla kısıtlı kalmamış başta Avrupa olmak üzere küresel anlamda artan güvenlik kaygılarıyla beraber yeni bir güvenlik mimarisi arayışları ve çalışmaları da gündeme gelmeye başlamıştır.

Değişen, dönüşen güvenlik şartları altında ülkelerin savunma harcamalarına yönelik yatırımları artmaya koyulmuş, silahlanma ise neredeyse zirveye ulaşmıştır.

Yayınlanan son verilere göre 2024 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’nin toplam savunma harcamaları yüzde 12 artarak 457 milyar dolar seviyesine ulaşırken, Rusya’nın bütçesi ise yüzde 42 artarak 462 milyar dolar (13,1 trilyon ruble) seviyesine gelmiştir. Avrupa’da en büyük savunma bütçelerine bakıldığında Almanya 86 milyar dolar, Birleşik Krallık 81 milyar dolar, Fransa ise 64 milyar seviyesinde gerçekleşmiştir. Tek başına Avrupa’nın tamamından daha büyük bir savunma harcamasına sahip olan Rusya’nın savunma bütçesinin 15,6 trilyon rubleye ulaşabileceği öngörülmektedir.

Her ne kadar Avrupa Birliği ülkelerinin tamamı savunma harcamaları anlamında Rusya’nın gerisinde kalmış olsa da Avrupa’nın ciddi anlamda savunma bütçesi artışına gittiği açıkça görülebilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa içlerine kadar yayılma tehlikesi ile beraber ABD ve Avrupa arasında artan güven problemiyle beraber NATO’nun da tartışılır hale gelmesi bu şartların oluşmasında etkili olmuştur.

Avrupa- ABD arasında artan güvensizlikle beraber Çin’in küresel anlamda ve stratejik pek çok sahayı kapsar şekilde nüfuzunun giderek artması, ABD’nin ise bu anlamda Çin’in gerisinde kalması,  ABD’nin Rusya konusunda politikalarını gözden geçirmesine zemin hazırlamaya başlamıştır. Bu sebepten Trump bir yandan Ukrayna’ya destek karşılığında ülkenin kıymetli elementlerini almayı planlarken diğer yandan Rusya ile ilişkileri makul bir zemine çekerek Çin’e karşı yeni bir blok oluşturma gayretini yürütmek istemektedir.

Bu şartlar altında savunma anlamında Rusya’nın gerisinde kalan, ABD ile olan güveni sarsılan, NATO’yu tartışılır hale getiren Avrupa’nın kendi içerisindeki ayrılıkçı hareketlerle beraber, Türkofobi, İslamofobi gibi faaliyetlere ciddi tedbirler alması zorunlu hale gelmiştir. Hem Rusya hem de ABD ile aynı seviyeye gelen Avrupa için Türkiye ile olan ilişkilerini ileri seviyelere taşıması kendi gelecekleri açısından en önemli gelişme olacaktır.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *