“Önderimiz Apo” diyenlerle ittifak yaparken sesiniz çıkmıyordu?


Dün, “Önderimiz Apo” diyen partilerle ittifak kuranlar ve pek çok konuda onlarla iş birliği yapanlar, “Terörsüz Türkiye” yolunda atılan adımlara dair bol bol manipülasyon yaptı, süreci istismar etmeye çalıştı. Yaklaşık 6 aydır her türlü iftirayı attılar. Hem kendi sicillerini örtbas etmeyi hem de günümüzde yaşananları gölgelemeyi düşünerek yaptılar. Ama istisnasız her adımda bunu sürdürdüler.
Mesele MHP Lideri Devlet Bahçeli geçtiğimiz haftalarda “27 Şubat İmralı çağrısı PKK terör örgütüyle birlikte diğer bütün uzantı ve grupları açıkça bağlamaktadır. YPG’nin ve buna benzer terörist oluşumların anılan çağrıdan muaf ve istisna olduklarını iddia etmeleri, çatlak ses çıkaranların bu mesnetsiz görüşü bir plan dahilinde paylaşmaları örgütsel ve kurucu önderliğin doğasıyla tamamıyla çelişkilidir. Terör örgütünü kuran feshini istemiştir.” Şeklinde süreci değerlendirme cümle kurmuştu.
Bu cümle terör içindeki muhataplıkları, gelişmeleri anlatırken, aynı zamanda teröristbaşı Öcalan ile terör örgütü PKK’nın yüzleşmesine dair vurgudur. Öyle bir hava estirdiler ki, sanırsın “bizim kurucu önderimiz Öcalan” denilmiş gibi…
2019 ve 2023 seçimlerinde “Önderimiz Apo”, “Sırtımızı İmralı’ya dayadık” diyen HDP ile ittifak yapan partilerden birinin milletvekili, “Türk Milleti için tek önderlik vardır; o da Kuvayı Milliyedir! Tek önder vardır; o da Mustafa Kemal Atatürk’tür” diyerek sözde bir tepki göstermiş…
Sadece o değil, o cephenin HDP’li ittifak ortaklarından birçoğu da benzer açıklamalar yaparak tepkisini dile getirmiştir.
Yahu burada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusundan değil, terör örgütü PKK’nın kurucusundan, terörden bahsediliyor! Feshedilmeye çalışılan Türkiye Cumhuriyeti değil, terör örgütü PKK…
MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu konuda geçtiğimiz gün yaptığı açıklamayla son noktayı koymuştur:
“Kurucu önder ifadesinden rahatsız olan, bu tanımlamayı istismar eden, üstelik Milliyetçi Hareket Partisi’ne haksız ve hayasız şekilde saldırıya geçenler evvelemirde bu sıfatın bize ait olmadığını, patentinin bizde bulunmadığını, örgütsel ve ideolojik bir adlandırmadan başka da bir manaya gelmediğini biliyor olsalar bile bilmezliğe yatan ucuzlaşmış ve koflaşmış şarlatan tiplerdir. Nitekim PKK’yı kuran ve kumanda eden teröristbaşı Abdullah Öcalan, aynı zamanda örgütün kurucu önderidir. Kim ne derse desin, aleni ve aşikâr gerçek budur.”
Teröristbaşı Abdullah Öcalan’a, kurucusu olduğu PKK’yı feshetmesi yönünde bir çağrıda bulunulmuştur. O da bunun karşılığını, terör örgütünü feshederek vermiştir.
Sanki teröristbaşı Öcalan’a “Gel, TBMM’yi yönet” denilmiş gibi bir algı oluşturmak, olsa olsa ruh hastalarının bir değerlendirmesi olur. Türkiye’nin başında 46 yıldır bir terör belası vardır. Cumhur ittifakı da hem tavizsiz terörle mücadelesi vermekte hem de terör örgütlerini kökten bitirecek stratejiler geliştirmektedir.
Her seçim dönemi terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla ittifak yapıp, bir gün olsun onlara “Teröre cephe alın. Türkiye partisi olun” diyememiş partiler bugün çeşitli ahkâmlar kesiyorlar. Bu da büyük bir yüzsüzlük ve pişkinlik örneği olmaktadır.
Dertleri siyasi ve kişisel menfaatlerini tatmin etmek olanlar, DEM’e ve teröristbaşı Öcalan’a yapılan çağrılardan büyük rahatsızlık duymaktadır.
DEM, teröre cephe alırsa dağılma ve parçalanma korkusu yaşayanlar, bunun seçimlerde kendilerine büyük bir darbe vuracağını düşünmektedir. Çünkü onlar için önemli olan, DEM’in Türkiye’nin partisi olmasına yönelik çaba değil, kendilerine %10 oy kazandırmasıdır. O yüzden DEM’in hangi terör yolunda olduğunun ise bir önemi yoktur onlar için… O yüzden “Terörsüz Türkiye” yolunda atılan adımı çirkeflikle ve çamur atarak karşılıyorlar.
CHP’nin bu süreci destekler gibi görünmesi tam anlamıyla bir aldatmacadır. Çünkü bir yandan DEM’i tahrik ederken, diğer yandan “Kürt sorunu vardır, bunu biz çözeceğiz” söylemiyle sinsi bir politika izlemektedir.
Teröristbaşı Öcalan’ın bile son açıklamalarında vazgeçtiği talepleri, CHP adeta ‘Niye vazgeçiyorsunuz?’ diyerek karşılamaktadır.
Bu yüzden, bu süreçte kimin hangi eylem ve söylemlerde bulunduğunu büyük bir dikkatle takip etmek gerekir. Mevlâna’nın dediği gibi: “Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma…”
MHP Lideri Devlet Bahçeli, yılanın zehirinden toplumu iyileştirmek için ilaç yapma niyeti taşırken, bunlar direkt yılanı toplumun üzerine atmaktadır. Bunun farkını da iyi ayırmak lazımdır. Türkiye’nin en büyük meselesi olan terör bu kararlılıkla ortadan kalkacaktır. Bu atmosferi herkes çok iyi değerlendirmeli ve üzerine düşeni yapmalıdır.